Av. Cihat Demirbağ Hukuk ve Arabuluculuk Ofisi | İstanbul

Menü

İletişime Geçin

Aile Konutu Hukuku ile İlgili Her Şey

Aile konutu hakkında hukuki danışmanlık, dava takibi ve anlaşmazlıkların çözümü için Av. Cihat Demirbağ Hukuk ve Arabuluculuk Ofisi olarak yanınızdayız. Aile konutu hukuku, eşler arasında ortak yaşamın sürdürüldüğü konutun kullanımı ve mülkiyeti konusunda ortaya çıkan anlaşmazlıkları içerir.

Türkiye’de aile konutu kavramı ve tapu şerhi uygulaması

Türkiye’de aile konutu kavramı ve buna ilişkin tapu şerhi uygulaması, özellikle ekonomik dalgalanmalar ve konut piyasasındaki hareketlilik ve geçim sıkıntısının getirdiği buhranlarla boşanma sayısının artması ile birlikte yeniden önem kazanmıştır. İnternette bu hususta yapılan aramalara ve hukuki danışmanlık taleplerine bakıldığında, bireylerin en çok; eşlerden birinin gizlice satış yapması, örneğin boaşna sürecinde eşe bilgi vermeden kira sözleşmesini feshetmesi veya evlilik birliği içinde alınan konutu bir eşin rehin etmesi gibi endişelerle bu şerhi nasıl koyacaklarını sorguladıkları görülür. Diğer yandan, şerhin varlığı nedeniyle acil nakit ihtiyacı için konutu ipotek ettiremeyen veya el değiştirmesini engelleyen eşler ise şerhin nasıl kaldırılacağı konusunda bilgi arayışı içindedir.

Uygulamada yaygın bir yanlış anlaşılma, aile konutu şerhinin yalnızca boşanma sürecinde önemli olduğu ve sadece maddi güvencesi olmayan eş lehine konulduğu yönündedir. Oysa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve diğer düzenlemelerden de görüyoruz ki, şerhin evlilik birliğinin devamı süresince ortak yaşam alanını korumak amacıyla düzenlendiğini ve her iki eşin de talebiyle veya sadece bir eşin başvurusuyla konulabileceğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu yazıda, aile konutu şerhine ilişkin hukuki dayanaklar, uygulama prosedürleri, Yargıtay kararları ışığında yorumlar ve sıkça sorulan pratik sorular ele alınacaktır.

Kavramsal ve Hukuki Çerçeve

Aile konutu, “eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini yoğunlaştırdığı, ortak hayatın merkezi olan konut” olarak kabul edilen ve korunmaya değer bir çekirdek alan olup, taşınmazın tapuda kimin adına kayıtlı olduğundan bağımsız olarak tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını sağlar; böylece malik eş, diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutunu devredemez veya hakları sınırlayamaz (TMK m. 194). Bu noktada şerh, korumanın sahadaki en pratik enstrümanıdır; ancak teorik olarak korumanın kaynağı şerh değil, konutun fiilen aile konutu vasfını taşımasıdır. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin yaşadığı mesken aile konutu sayılır ve tapuya şerh düşülerek gerçekleştirilen bu düzenlemede şerhin temel amacı, evlilik birliğinin sürekliliği içinde, ailenin ortak yaşam alanının korunmasıdır. Malik eşin, diğer eşin rızası olmadan konutu satması, bağışlaması, ipotek etmesi veya kiracısı varsa kira sözleşmesini tek taraflı feshetmesi veya kendileri kiracı ise kendi kira sözleşmesinin tek taraflı tasarrufla iptal edilmesi bir tarafı mağdur edecek tasarrufları önler. Böylece, konutta ikamet eden eş ve varsa çocuklar, ani ve izinsiz bir tasarrufla konutsuz kalma riskine karşı korunur.

Aile konutu şerhi, Türk Medeni Kanunu'nun genel ilkesi olan 'eşlerin hukuki işlem serbestisi'ne (TMK m. 193) getirilmiş istisnai bir düzenlemedir. Madde 193, eşlerin şahıs ve mal varlıkları üzerinde serbestçe tasarruf edebileceğini öngörürken; madde 194, aile birliğinin fiziksel ve duygusal merkezi olan konutun korunması amacıyla, bu serbestiye 'diğer eşin rızası' şeklinde bir sınırlama getirir. Dolayısıyla şerh, bireysel tasarruf hürriyeti ile aile birliğinin korunması gerekliliği arasında kurulmuş bir dengedir.

2.3. Tartışma alanı: “Şerh yoksa koruma yok mu?” – ipotek/cebri icra – zincir devir ve iyi niyet

Türkiye’de “aile konutu şerhi” çoğu zaman “tapuya şerh koyunca her şey kilitlenir” algısıyla ele alınsa da, uygulamada mesele yalnızca tapu kütüğüne düşülen bir beyan değildir; esas olan, evlilik birliğinin barınma merkezine ilişkin tasarrufların diğer eşin açık rızasına bağlanmasıdır. Tartışmalar ise üç temel noktada yoğunlaşır:

Birincisi, “şerh yoksa koruma da yok mu?” yanılgısı :

Oysa aile konutu şerhi, korumayı kuran değil, üçüncü kişiler bakımından görünür kılan bir araçtır; koruma doğrudan kanundan (TMK m. 194) kaynaklanır.

İkincisi, bankalar ve ipoteklerde:

“Eş rızası alınmadan aile konutu ipotek edilebilir mi; edilirse icra ve ihale her şeyi temizler mi?” sorusu, hem uygulamada hem de içtihatlarda en sert tartışmaları doğurur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.11.2019 tarihli, 2019/318 E., 2019/1238 K. sayılı kararı bu düğümü “geçersiz işlem–cebri icra–yolsuz tescil” hattında çözümlemiştir.

Üçüncüsü, zincir satışlar ve iyi niyet meselesi:

İlk satışta rıza yoksa tapu iptal–tescil imkânı doğabilir; ancak taşınmaz sonraki alıcılara geçtiğinde “tapuya güven” ilkesi devreye girer. Bu noktada iyi niyet karinesi, ispat yükü ve fiili kullanıma dair emareler belirleyici olur (Yargıtay 2. HD 15.11.2022, 2022/4908 E., 2022/9318 K.; 22.04.2024, 2023/5130 E., 2024/2724 K.).

Yani aile konutunun hukuki çerçevesi; şerhin konulması ve kaldırılması, ipotek ve cebri icra etkileri, üçüncü kişilerin iyi niyeti ve dava stratejileriyle birlikte, uygulamaya dönük bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirilmelidir.

Yasal Dayanaklar

Aile konutu şerhine ilişkin temel düzenlemeler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 2014/4 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Genelgesi’nde yer almaktadır. Ayrıca, 17 Ağustos 2013 tarihli Tapu Sicili Tüzüğü de işlemin usul ve esaslarını detaylandırmaktadır.

Türk Medeni Kanunu m. 194

Madde, eşlerden birinin, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemeyeceğini veya konut üzerindeki hakları sınırlayamayacağını hükme bağlar. Rıza alınamadığı veya haklı sebep olmadan rıza verilmediği durumlarda, eşin hakimin müdahalesini isteyebileceğini belirtir.

Tapu Sicili Tüzüğü m. 49

Tüzüğün “Tasarruf hakkını yasaklayan şerhler için aranacak belgeler” başlıklı maddesi, aile konutu şerhi için merkezi nüfus idaresinden alınan yerleşim yeri belgesi ile medeni hal durumunu gösterir nüfus kayıt örneğinin ibrazını şart koşar.

2014/4 Sayılı Genelge

Genelge, aile konutu şerhi ile ilgili uygulamadaki belirsizlikleri gidermek amacıyla yayımlanmıştır. Şerhi kimlerin isteyebileceği, hangi belgelerin gerektiği, şerhin tescili, özel durumlar, hukuki sonuçları ve terkin şartları detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Ayrıca, ilgi (a) 2002/7 sayılı Genelge ile ilgi (b) Genel Duyuru yürürlükten kaldırılmıştır.

6518 Sayılı Kanun ile Değişiklik

6 Şubat 2014 tarihli 6518 sayılı Kanun ile TMK m. 194’e yapılan ekleme, aile konutu şerhinin verilmesini “tapu müdürlüğünden” istenebileceğini belirterek, işlemin idari bir başvuru ile gerçekleştirileceğini teyit etmiştir.

TMK m. 194: Aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin feshi, devri ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır.Aile konutu şerhi, tapu kütüğünün şerhler hanesine işlenen ve tasarruf yetkisini “yasaklayan” bir şerhtir. Tapu Sicili Tüzüğü m. 49’da düzenlenmiştir. Bu şerh, malikin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz, ancak bu hakkın diğer eşin rızası olmadan kullanılmasını geçici olarak engeller. Şerh, taşınmazın değerini veya üzerindeki diğer hakları (haciz, ipotek vb.) etkilemez.

Yargıtay / Danıştay / AİHM Kararları

Şerhin Koruyucu Niteliği (Y. HGK 2015/2-1431)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aile konutu şerhinin, mal rejiminden bağımsız olarak ve evlilik birliğinin devamı süresince geçerli olduğunu vurgulamıştır. Şerh, malikin mülkiyet hakkına müdahale değil, ailenin ortak konutunun korunması amacıyla getirilmiş bir tedbirdir. Dolayısıyla, mal rejiminin ne olduğu (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı vb.) şerhin konulmasına veya sonuçlarına etki etmez.

Kira Ödemeleri ve Şerh (Y. 2. HD 2019/5678)

Bir dairede kiracı olan eşler için, kira sözleşmesinde taraf olmayan eşin, aile konutu şerhi koydurabileceği kabul edilmiştir. Bu durumda, kira sözleşmesinin feshi veya yenilenmesi, şerh lehdarı olan eşin de rızasına tabi olacaktır. Böylece, sözleşmede taraf olmayan eş de konut güvencesine kavuşmuş olur.

İpotek, cebri icra, yolsuz tescil- YHGK 28.11.2019, 2019/318 E., 2019/1238 K. –

Bu karar özetle şunları ifade eder: Aile konutu üzerinde açık rıza alınmadan tesis edilen ipotek geçersizdir; geçersiz işlemden doğan icra takibi ve buna bağlı cebri ihale, asıl işlemi “geçerli” hâle getirmez. Banka, aile konutu vasfını bildiği/bilmesi gerektiği hâlde rıza almadan ipotek kurdurmuşsa, daha sonra alacağına mahsuben taşınmazı ihale ile iktisap etmesi, tapu siciline güven korumasına otomatik olarak sığınamaz. Sonuç: bankanın tescili “yolsuz tescil” olarak değerlendirilip tapu iptali–tescil yoluna gidilebilmiştir, demektedir. Bu kararda yer alan karşı oy ise şöyledir: TMK m. 705 üzerinden “ihale ile mülkiyet kazanımı”na vurgu yapıp, dava tarihinde taşınmazın eş adına kayıtlı olmaması nedeniyle TMK m. 194 korumasının uygulanamayacağını; ayrıca yolsuz tescil iddiasının görevli mahkeme yönünden ayrı tartışılması gerektiğini ifade eder. Bu durum da uygulama yani banka/finans kuruluşu açısından “aile konutu olduğu biliniyordu” olgusunun dosyada nasıl kurulduğu (ekspertiz raporu, iç mekân incelemesi, fiili kullanım) belirleyici hâle gelir.

4.2. Yargıtay 2. HD 15.11.2022, 2022/4908 E., 2022/9318 K. – İlk satışta rıza, sonraki satışta iyi niyet

Bu karar çizgisi, zincir devirlerde iki aşamalı okuma yapar: İlk devir, aile konutu maliki eş tarafından üçüncü kişiye yapılmış ve açık rıza yoksa TMK m. 194 ihlali gündeme gelir. Ancak taşınmaz sonradan başka kişilere devredilmişse, tapu siciline güven ilkesi devreye girer; sonraki alıcının iyi niyetli olup olmadığı kritikleşir. İyi niyet karinesi karşısında, kötü niyetin somut delillerle ispatı gerekir (tanışıklık, el–iş birliği, fiili kullanımın sürmesi, bedel/işlem emareleri). DergiPark

4.3. Yargıtay 2. HD 22.04.2024, 2023/5130 E., 2024/2724 K. – İspat yükü ve iyi niyetin sınırı

2024 tarihli karar, “ilk satışta rıza yoksa sonraki alıcıya karşı otomatik iptal olmaz” yaklaşımını güçlendirir: ikinci alıcının kötü niyetinin ispatlanamadığı, yolsuzluğu bildiği/bilmesi gerektiği yönünde yeterli delil bulunmadığı hâllerde, muvazaa/iş birliği iddiası reddedilmelidir. Uygulamada bu, “aile konutu” iddiasının tek başına her devir halkasını düşürmeye yetmediği; delil stratejisinin çok katmanlı kurulması gerektiği anlamına gelir. Son Karar+1

4.4. İdari yargı hattı ve şerhin idari tesisi tartışmaları

Aile konutu şerhinin tapu müdürlüğünce idari işlemle konulabilmesi, geçmişte düzenleyici işlemler üzerinden tartışma üretmiştir. Danıştay İDDK’nın yürütmeyi durdurma/itiraz süreçleri ve YHGK’nın 28.09.2011 tarihli yaklaşımı, uygulamanın “mahkeme kararı şart mı?” ekseninde dalgalandığı dönemin ana referanslarıdır. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin değerlendirmeleri bu tartışmanın arka planını ayrıntılandırır. Türk Hukuk Sitesi+1

Uygulama Pratikleri ve Dosya Yönetimi

Nasıl Aile Konutu Şerhi Konulur?

Kimler Başvurabilir? Taşınmazın maliki olan eş, malik olmayan eş veya her iki eş birlikte aile konutu şerhi talebinde bulunabilir. Tapu Sicili Tüzüğü m. 17/2 de bu hükmü teyit eder.

İstenen Belgeler Başvuru için gereken asgari belgeler şunlardır: - Merkezi Nüfus İdaresi’nden veya nüfus müdürlüğünden alınan yerleşim yeri belgesi. - Medeni hal durumunu gösterir nüfus kayıt örneği (vukuatlı nüfus kaydı). - Tapu Sicili Tüzüğü m. 49’da belirtilen bu belgeler dışında, tapu müdürlüğü, yerleşim yeri verileri ile tapu kaydını çakıştıramazsa, belediye, muhtarlık, apartman yönetimi gibi kurumlardan ek belge talep edebilir.

Özel Durumlar a)

Arsa/tarla üzerindeki müstakil ev için belediye/muhtarlık belgesi ile şerh konabilir.

Özel Durumlar b)

Mülkiyet hissesi üzerine şerh işlenebilir.

Özel Durumlar c)

İntifa hakkı üzerine şerh konabilir.

Özel Durumlar d)

Haciz/ipotekli taşınmaza, diğer haklar kabul edilerek şerh konabilir.

Özel Durumlar e)

Üçüncü kişiye ait taşınmaza şerh KONMAZ.

Özel Durumlar f)

Çıplak mülkiyet üzerine şerh KONMAZ.

Aile konutu şerhi koymak için eşlerden birinin Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine başvurması gerekmektedir. İşlemin gerçekleştirilmesi için ibraz edilmesi gereken belgeler şunlardır; Aile konutu şerhi dilekçesi Evlilik cüzdanı Başvuran tarafa ait T.C. kimlik numarasının bulunduğu nüfus cüzdanı Vukuatlı nüfus kayıt örneği Söz konusu meskenin aile konutu olduğunu gösteren, muhtarlıktan alınacak belge.

Mali Yönü Aile konutu şerhi için 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, bu işlemden harç veya döner sermaye ücreti alınmaz. İşlem ücretsizdir.

Bildirim Yükümlülüğü Şerh, malik olmayan eşin talebiyle işlendiyse, malik olan eşe; taşınmazda haciz/ipotek varsa alacaklılara; şerh mahkeme yazısıyla terkin edildiyse malik olmayan eşe işlem sonucu bildirilir. Ayrıca, tek taraflı terkin durumunda diğer eşe TMK m. 1019 gereğince bildirim yapılması zorunludur.

Aile Konutu Şerhi Olan Ev Kiralanabilir mi?

Aile konutu olan ev elbette kiralanabilir, satılabilir ya da kiralıksa sözleşmesi feshedilebilir. Ancak 4271 sayılı Türk Medeni Kanun’un 194. maddesine göre tüm bu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için eşlerin ikisinin de açık rıza göstermesi gerekir. Eşlerden birinin haklı bir sebep göstermeden rıza vermemesi durumunda ise izin alamayan eş hakimin müdahalesine başvurabilir.

Örneğin, Ahmet ve Ayşe evli ve birlikte oturdukları ev aile konutu. Ev tapuda Ahmet’in üzerine kayıtlı. Ahmet bu evi bir başkasına kiralamak istiyor. Ancak TMK m. 194 gereği Ayşe’nin açık rızası olmadan bu kiralama yapılamaz. Eğer Ayşe rıza vermezse, Ahmet haklı bir sebep ileri sürerek mahkemeden izin isteyebilir. Ayrıca ev zaten kiralıksa ve kira sözleşmesi sadece Ahmet’in adına yapılmışsa, Ayşe ev sahibine bildirimde bulunarak sözleşmeye taraf olabilir. Böylece kira sözleşmesinden doğan hak ve sorumluluklara ortak hale gelir.

Eşler aile konutunda kendileri de kiracı durumunda olabiilir. Bu durumda evde kiracı olan eşlerden kira sözleşmesinde taraf olmayan eş gayrimenkul sahibine bildirimde bulunabilir. Bildirimde bulunması ile kira sözleşmesinin tarafı haline gelir. Sözleşmeden doğan hak ve sorumluluklara ortak olur. Yani diyelim ki Mehmet ve Elif evli ve birlikte kirada oturdukları ev aile konutu. Ev sahibiyle kira sözleşmesi yalnızca koca Mehmet’in adına yapılmış. eş Elif, ev sahibine yazılı bir bildirimde bulunursa sözleşmeye taraf olur. Bu durumda Elif de kira bedelini ödeme yükümlülüğünü ve kiracıya tanınan koruma haklarını elde eder. . Örneğin, evden çıkarılma sürecinde artık yalnızca Mehmet’in tek taraflı eylemi ile sözleşme sona ermez, Elif de kiracı olarak korunur. Boşanma sürecindeki bir çok aile bu durumu yaşayıp mağdur da olabilmektedir.

Kiracı olunan bir daireye aile konutu şerhi konulabilir mi?

Evet, konulabilir. Eşlerin kiracı olduğu ve düzenli olarak ikamet ettiği konut, aile konutu sayılır. Kira sözleşmesinde taraf olmayan eş, tapu müdürlüğüne başvurarak şerh koydurabilir. Bu şerh, konut malikinin, kira sözleşmesini tek taraflı feshetmesini veya kirayı artırmasını değil, eşlerin taşınmasına yol açacak şekilde sözleşmeyi sona erdirmesini engellemeye yöneliktir.

Aile Konutu Şerhi Nasıl Feshedilir?

Aile konutu şerhi, kimin talebiyle konulduğuna bağlı olarak farklı şekillerde feshedilebilir ve iptali için mahkemeye başvurulması gerekir; malik olmayan eşin talebiyle konulmuşsa yine onun talebiyle, eşler birlikte koymuşsa her ikisinin veya lehine şerh verilenin talebiyle, malik eşin talebiyle konulmuşsa malik olmayan eşin muvafakati veya talebiyle, boşanma ya da evliliğin iptali halinde (şerhin devamına dair hüküm yoksa) hâkim kararıyla, eşlerden birinin ölümüyle, yeni bir aile konutu edinilip şerh konduğunun kanıtlanmasıyla veya mahkeme ya da icra müdürlüğü yazısı ile kaldırılabilir; ayrıca malik olan eşin başvurusuyla konulmuşsa, malik olmayan eşin kabulü ya da talebiyle de şerh sona erdirilebilir.

Boşanma davasında aile konutu şerhinin durumu ne olur?

Boşanma davası, şerhi otomatik olarak düşürmez. Ancak, kesinleşmiş boşanma ilamı (içinde şerhin devamına dair bir hüküm bulunmaması kaydıyla) ibraz edilerek, malik eşin tek taraflı başvurusuyla şerh terkin edilebilir (Genelge A-6/f). Boşanma sonrası konutun paylaşımı veya tahsisi ise, yasal mal rejiminin tasfiyesi kapsamında ayrıca çözümlenir.

Eşlerden biri öldüğünde şerh ne olur?

Ölüm halinde, sağ kalan eşin tek yanlı talebiyle aile konutu şerhi terkin edilebilir (Genelge A-6/d). Çünkü şerhin amacı olan evlilik birliği sona ermiştir. Ancak sağ kalan eş, konut üzerinde miras veya mal rejiminden doğan haklarını ayrıca ileri sürebilir.

Şerh, konutun değerini veya kira gelirini etkiler mi?

Hayır, şerh taşınmazın değerine, kira gelirine veya vergilendirilmesine doğrudan bir etkide bulunmaz. Sadece malikin tasarruf yetkisini, diğer eşin rızası şartına bağlar. Ancak, potansiyel alıcı veya kiracı, işlemin diğer eşin rızasına bağlı olmasını bir risk olarak görebilir, bu da pazarlık sürecini dolaylı olarak etkileyebilir.

Yazlığa veya ikinci eve aile konutu şerhi konabilir mi?

TMK m. 194, düzenli yerleşim amacıyla kullanılan konutları kapsar. Ancak 2014/4 Genelge A-4/d hükmü, yazlık, dağ evi gibi konutlara da, yerleşim yeri belgesi ibraz edilmesi şartıyla şerh konulabileceğini belirtmiştir. Bu, uygulamada istisnai bir durumdur ve tapu müdürlüğünün değerlendirmesine tabidir.

Şerh koymak için avukat aracılığı şart mı?

Hayır, şart değildir. Eşler, gerekli belgeleri tamamlayarak doğrudan ilgili tapu müdürlüğüne şahsen başvurabilirler. Ancak, hukuki süreçlerin takibi, olası itirazlar veya terkin işlemleri için avukat desteği faydalı olabilir.

Aile konutu şerhi ile kat mülkiyeti ilişkisi nedir?

Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler de taşınmaz niteliğindedir ve aile konutu olarak şerh konulabilir. Şerh, bağımsız bölümün tapu kütüğü sayfasına işlenir. Kat irtifakı durumunda ise, ancak kat irtifakı hakkı üzerine şerh konulabilir.

Eşlerden biri yurt dışında yaşıyorsa şerh nasıl konulur?

Yurt dışında ikamet eden eş, Türkiye’deki bir noterden veya bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğundan usulüne uygun bir vekâletname düzenleyerek, vekili aracılığıyla şerh işlemini başlatabilir. Vekâletnamede aile konutu şerhi konulması yetkisi açıkça belirtilmelidir.

Şerh, cebri icra yoluyla satışı engeller mi?

Hayır, engellemez. Genelge A-5’e göre, aile konutu şerhi, malikin iradesine bağlı işlemlerde (satış, bağış, ipotek vb.) diğer eşin rızasını şart koşar. Ancak, malikin iradesi dışında gerçekleşen hükmen tescil, cebri satış (icra yoluyla satış), haciz gibi işlemlerde eş rızası aranmaksızın işlem yapılabilir.

Malik olmayan eş, şerhi tek başına kaldırabilir mi?

Eğer şerh, sadece malik olmayan eşin talebiyle konulmuşsa, evet, tek başına terkin talebinde bulunabilir (Genelge A-6/a). Ancak, şerh eşlerin ortak talebiyle veya sadece malik eşin talebiyle konulmuşsa, tek taraflı terkin mümkün olmaz.

Şerh konulduğu, tapu kaydından nasıl anlaşılır?

Taşınmazın tapu kaydının (sorgulama belgesi veya fotokopisi) “Şerhler” hanesinde “Aile Konutu Şerhi – Tarih – Yevmiye Numarası” şeklinde bir kayıt bulunur. Genelge A-3’e göre tescil bu şekilde yapılmaktadır.

Şerh için başvuru reddedilirse ne yapılmalıdır?

Tapu Sicili Tüzüğü m. 26’ya göre, ret kararı gerekçesiyle birlikte istem sahibine tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, ilk ret için bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün ret kararına karşı da Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir. İdari itiraz sonucuna karşı ise idari yargı yoluna başvurulabilir.

Sık Sorulan Sorular

Aile konutu şerhi yoksa eş rızası aranmaz mı?

Şerh yokluğu, TMK 194 korumasını kendiliğenden ortadan kaldırmaz; şerh, korumayı görünür kılan açıklayıcı bir işlemdir. Mevzuat+1

Açık rıza yazılı olmak zorunda mı?

Kanun metni rızayı şekle bağlamaz; ancak ispat tartışması doğduğunda yazılı rıza fiilen en güvenli delildir. Mevzuat+1

Aile konutu olan taşınmaza ipotek konulabilir mi?

Diğer eşin açık rızası alınmadan ipotek tesis edilmesi, TMK 194’e aykırılık oluşturur; somut olayda geçersizlik ve sonuçları tartışılır.

Eş rızası yokken konulan ipotekle icra takibi yapılırsa ne olur?

YHGK 2019 kararı, geçersiz ipotekten doğan takip ve tescilin, koşulları varsa yolsuz tescil sayılabileceğini kabul ederek tapu iptali–tescil yolunu açmıştır.

İhale kesinleştiyse aile konutu iddiası biter mi?

Karşı oy bu yönde tartışsa da çoğunluk, “geçersiz işlem cebri icra ile diriltilemez” yaklaşımıyla, ihale kesinleşmesinin her durumda koruma iddiasını bitirmeyeceğini kabul etmiştir.

Bankanın iyi niyeti nasıl çürütülür?

Ekspertiz raporunda kullanımın “mesken/aile konutu” olarak tespiti, iç mekân incelemesi, fiili kullanımın sürekliliği gibi olgular “bilme/bilmesi gerekme”yi güçlendirir.

Aile konutu satıldı, ikinci alıcıya karşı da tapu iptali istenebilir mi?

İkinci alıcı bakımından tapuya güven ilkesi devreye girer; kötü niyet ispatlanabiliyorsa iptal–tescil gündeme gelebilir. DergiPark

Kötü niyet nasıl ispatlanır?

Tanışıklık/iş birliği, bedelin olağan dışılığı, satış zamanlaması, fiili kullanımın sürmesi, taşınmazın aile konutu olduğunun bilindiğine dair emareler birlikte değerlendirilir. DergiPark+1

Aile konutu şerhi nasıl konulur?

Tapu müdürlüğüne başvuru ve belirli belgelerle idari yoldan şerh işletilebilir; uygulama TKGM genelgeleriyle çerçevelenmiştir.

Muhtarlık belgesi şart mı?

Uygulamada “aile konutu olduğuna” dair belge seti talep edilebilmektedir; idari uygulama ve düzenlemeler bu noktayı somutlaştırır. hukuk.deu.edu.tr

Kiracı olan eşin sözleşmede taraf olmayan eşi ne yapabilir?

TMK 194 kapsamında bildirimle kira sözleşmesine taraf olabilme imkânı vardır; böylece hak ve borçlara katılım sağlanır. Mevzuat

Eş rıza vermiyorsa ne olur?

TMK 194 sistemi, haklı sebep yokken rızanın esirgenmesi hâlinde hâkim müdahalesi mekanizmasını öngörür. Mevzuat

Boşanma davası açılınca aile konutu koruması otomatik kalkar mı?

Koruma, evlilik devam ettiği ve konut aile konutu vasfını sürdürdüğü ölçüde gündemdedir; boşanmanın kesinleşmesiyle tartışma farklılaşır. (Somut olaya göre değerlendirme gerekir.) Son Karar

Aile konutu şerhi nasıl kaldırılır?

Boşanma, ölüm, iptal gibi hâllerde ve konutun aile konutu vasfının kalkmasıyla; çoğu senaryoda mahkeme kararıyla veya talep mekanizmasıyla kaldırma gündeme gelir.

Tapu iptali mümkün olmazsa bedel/ekonomik karşılık istenir mi?

Talep kurgusuna bağlı olarak, tapu iptali mümkün görülmezse ekonomik karşılık (tazminat/bedel) tartışması doğabilir; görev ve talep türü dikkatle planlanmalıdır.

İhtiyati tedbir gerekli mi?

Zincir devir riski yüksek olduğundan, dava açılırken tedbir talebi çoğu dosyada kritik önemdedir; aksi hâlde iyi niyetli üçüncü kişiye satış riski büyür.

Aile konutu şerhi konulmuş taşınmaz satılırsa işlem hiç mi yapılamaz?

Şerh, rıza mekanizmasını görünür hâle getirir; rıza verilirse işlem yapılabilir. Rıza yoksa işlem sakatlanır. Mevzuat

TMK 199 ile aile konutu şerhi aynı şey mi?

Değil. TMK 199, ailenin ekonomik varlığını korumak için hâkim müdahalesiyle daha geniş bir tedbir alanı sağlar; TMK 194 ise aile konutuna özgü emredici korumadır. Türk Hukuk Sitesi+1

Riskler – Hatalar – Çözüm Yolları

Gecikmeli reaksiyon riski

En sık görülen risk, “şerh yoktu, artık geç kaldı” psikolojisiyle gecikmeli reaksiyon verilmesidir. Oysa gecikme, zincir satış ihtimalini büyütür; zincir satış ise davayı TMK 194’ten çıkartıp TMK 1023–1024 ve TBK 19 ispat rejimine iter. DergiPark+1

Delil mimarisinin tek ayaklı kurulması

İkinci büyük hata, delil mimarisini tek ayaklı kurmaktır. Aile konutu vasfı; ikametgâh kaydı, abonelikler, site yönetimi yazıları, muhtarlık belgesi, keşif ve tanıkla desteklenebilir. Banka/kurum bakımından “bilme” ise ekspertiz, iç mekân incelemesi, yazışmalar ve kredi dosyası emareleriyle kurulmalıdır. YHGK 2019, bu delil hattının doğru kurulduğu bir örnektir.

Talep ve görev stratejisinin dağınık kurulması

Üçüncü hata, talep ve görev stratejisini dağınık yazmaktır. Tapu iptali–tescil, tedbir, mümkün olmazsa ekonomik karşılık gibi tali taleplerin her biri, görev tartışması ve hüküm tekniği bakımından risk taşır. Karşı oy gerekçelerinde görülen “görev” eleştirisi, bu riskin teorik değil pratik olduğunu gösterir.

İcra dosyasını izole düşünme hatası

Dördüncü hata, cebri icra dosyasında ihale ve takip adımlarını izole düşünmektir. İhalenin feshi davası ayrı bir yol olmakla birlikte; aile konutu bağlamında “asıl işlemin geçersizliği–yolsuz tescil” hattı, bazı olaylarda doğrudan tapu iptali–tescile taşınabilmektedir. Bu nedenle icra dosyası, aile hukuku davasından bağımsız bir evren gibi ele alınmamalıdır.

Sonuç ve Yol Haritası

Aile konutu şerhi, “tek başına her şeyi durduran” bir sihir değil; TMK 194’ün emredici korumasını tapu pratiğinde görünür kılan, iyi niyet tartışmasını yöneten ve işlem masasında rıza mekanizmasını fiilen zorunlu hâle getiren bir güvenlik katmanıdır. Mevzuat

Yol haritası, dosyanın senaryosuna göre üç ana kola ayrılır:

Bir: Risk öncesi koruma

Şerh + belgelerin tamamlanması + gerekirse TMK 199 tedbirleri. Türk Hukuk Sitesi

İki: İlk devir / tek muhatap

TMK 194 ihlali varsa tapu iptali–tescil; deliller aile konutu vasfı ve rıza yokluğu üzerine yoğunlaştırılır. DergiPark

Üç: Zincir devir / kurum–banka–ihale

İyi niyet ve yolsuz tescil ekseninde delil mimarisi; YHGK 2019’un “geçersiz işlem diriltilemez” yaklaşımı ve 2022–2024 çizgisinin “kötü niyet ispatı” standardı birlikte yönetilir. +1

Bu üç kola yayılan ortak sonuç: Aile konutu dosyası, “tek madde–tek cümle” ile değil; tasarruf işlemi + tapu sicili + icra süreci + ispat rejimi dörtlemesinin aynı anda kurulduğu bir stratejiyle kazanılır.

 

Hukuki Sorularınız İçin Uzman Desteği

Hukuki süreçler karmaşık ve kafa karıştırıcı olabilir. Hak kayıpları yaşamadan, en doğru stratejiyi belirlemek için uzman avukatlarımızla görüşün.

Hukuki Destek Alın