Av. Cihat Demirbağ Hukuk ve Arabuluculuk Ofisi | İstanbul

Menü

İletişime Geçin

Kefalet Sözleşmesinde Eşin Rızasının Boşanmaya Etkisi

Eşin rızası olmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçerliliği, evlilik birliğine etkisi ve boşanma sebebi oluşturup oluşturmayacağı Türk hukukunda tartışmalı bir konudur.

Evliliğin Niteliği ve Eşlerin Yükümlülükleri

Evlilik, bir erkekle bir kadının sürekli olarak ortak hayatlarını birleştirdikleri manevi, iktisadi ve hukuki birliktelik olarak tanımlanır ve ailenin korunması, ulusal ve uluslararası düzenlemelerin dahi konusudur. Aile kurumu toplumunun temel taşlarından biri olup, sürekliliği eşler arasında eşitliğe dayanır. Eşlerin birbirlerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, evlilik birliğini temsilen yaptığı işlerde diğer eşin de menfaatini gözetmeleri gerekmektedir.

Kefalet Sözleşmesi ve Eşin Rızası (TBK m.584)

TBK m. 584/3 ile de “evlilik birliğinin menfaati” korunmaya çalışılmış, böylece bir eşin kefil olması halinde diğer eşin yazılı rızası, sözleşmenin geçerlilik şartı olarak kabul edilmiştir. Maddeye göre: “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir...” Hükümde, bazı meslek grupları için istisna tanınmıştır. Tacirler, esnaflar, sanatkârlar ve çiftçiler kendi işleriyle ilgili kefaletlerinde diğer eşin rızasına ihtiyaç duymaz. Diğer hallerde rıza alınmadan yapılan kefalet sözleşmeleri geçersizdir.

Rıza Olmadan Yapılan Kefaletin Sonuçları

Eşin rızasının olmadığı kefalet sözleşmeleri geçersizdir. Ancak tacirin ticari işletmesiyle ilgili kefaletinde rıza aranmaz. Bu durumda basiretli davranmayan, eve haciz gelmesine sebep olan, hatta iflas eden eşin durumu evlilik birliğinde şiddetli geçimsizliğe neden olmuşsa, bu durum boşanma sebebi olarak değerlendirilebilir. Ancak ekonomik nedenler tek başına boşanma sebebi değildir. Her olay somut olarak değerlendirilir.

Türk Hukukunda Boşanma Sebepleri

Boşanma, eşlerden birinin kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak açacağı dava sonucunda, evlilik birliğine hâkim kararıyla son verilmesidir. Boşanma sebepleri MK m.161-166 arasında sınırlı sayıda sayılmıştır. Özel boşanma sebepleri; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Genel boşanma sebepleri ise şiddetli geçimsizlik, anlaşmalı boşanma, fiili ayrılıktır.

Kefaletin Boşanmaya Etkisi

Kefalet sözleşmesinde eşin rızasının alınmaması, eşler arasındaki yükümlülüklerin ihlali olarak değerlendirilebilir. Ancak ekonomik durumun bozulması tek başına boşanma sebebi sayılmaz. Tacirin kefalet nedeniyle iflası, kusuru yoksa boşanma sebebi olmaz. Fakat bu durum evlilikte sürekli kavga, huzursuzluk ve güven kaybına yol açıyorsa, hâkim şiddetli geçimsizlikten boşanma kararı verebilir. Her somut olayda geçimsizlik ve evlilik birliğinin çekilmezliği hâkim tarafından değerlendirilir.

Kefalet ve Boşanma Davalarında Hukuki Destek Alın

Kefalet sözleşmeleri, eşin rızası ve ekonomik sorumluluklar aile hukukunda karmaşık sonuçlar doğurabilir. Profesyonel destekle sürecinizi doğru yönetin.

Uzmanla Görüşün