Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin teslim süresini aşması halinde arsa sahibinin sahip olduğu seçimlik ve kümülatif haklar; ifaya eklenen cezai şart ile gecikme tazminatının yarışması, teslim anındaki ihtirazi kayıt külfeti ve inşaatın mahkeme izniyle tamamlanmasını sağlayan nama ifa mekanizması ekseninde kapsamlı bir hukuki inceleme gerektirir.
Arsa sahibi ile yüklenici arasında noterde akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenen 24 aylık yapım süresi dolmuş, aradan aylar geçmesine rağmen şantiye kaba inşaat seviyesinde terk edilmiş veya bağımsız bölümler iskânsız, ortak alanları tamamlanmamış bir vaziyette arsa sahibine fiilen sunulmuştur. Yüklenici, ekonomik koşulları, malzeme tedarikinde yaşanan sıkıntıları veya ruhsat aşamasındaki bürokratik gecikmeleri öne sürerek zaman kazanmaya çalışırken; arsa sahibi hem sözleşmede vaat edilen aylık maktu cezai şartı hem de mahrum kaldığı emsal kira bedellerini talep etmek istemektedir.
Taraflar arasındaki müzakereler tıkandığında yüklenici genellikle dairelerin anahtarlarını arsa sahibine teslim ederek veya arsa sahibinin daireye taşınmasını sağlayarak sorumluluktan kurtulduğunu ileri sürer. Buna karşılık arsa sahibi, sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezasının her ay için ayrı ayrı biriktiğini ve inşaattaki eksikliklerin kendi cebinden yapılacak harcamalarla giderilemeyecek boyuta ulaştığını fark eder. Uyuşmazlık adliyeye taşındığında ise davanın kaderini çoğu zaman tarafların sözleşme metnine yazdığı hükümler, teslim anındaki tutumları ve seçtikleri dava stratejisi belirler.
Uygulamada en sık karşılaşılan tuzak, arsa sahiplerinin sözleşmede yer alan her tazminat ve ceza kalemini alt alta toplayarak aynı anda tahsil edebilecekleri yönündeki yanılgıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen gecikme tazminatı (rayiç kira kaybı) ile 179. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ifaya eklenen cezai şartın aynı gecikme dönemi için birlikte talep edilip edilemeyeceği, arsa payı karşılığı inşaat uyuşmazlıklarının en teknik tartışma alanlarından birini oluşturur.
Bununla birlikte, anahtarın arsa sahibi tarafından teslim alınması veya bağımsız bölüme fiilen yerleşilmesi anında hukuka uygun bir "ihtirazi kayıt" (çekince) ileri sürülmemiş olması, binlerce liralık cezai şart hakkının tek bir imza veya sessizlikle tamamen düşmesine yol açabilmektedir. Arsa sahibinin "nasıl olsa sözleşmem var" rahatlığıyla hareket etmesi, telafisi imkânsız hak kayıplarını beraberinde getirir.
Öte yandan inşaatın yarım bırakıldığı, yüklenicinin mali acze düştüğü veya şantiyeden elini çektiği durumlarda arsa sahibi sözleşmeyi feshetmek zorunda değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 113. maddesi, arsa sahibine sözleşmeyi ayakta tutarak inşaatı yüklenicinin nam ve hesabına tamamlama, bunun için gerekli gider avansını talep etme ve hatta masrafları karşılamak üzere yükleniciye isabet edecek bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesini isteme imkânı tanımaktadır.
Peki, bir inşaat geciktiğinde arsa sahibi aynı anda hem cezai şart hem de kira kaybı isteyebilir mi; teslim anında tutanağa ne yazılmalıdır ve yarım kalan bir bina mahkeme kararıyla yüklenicinin dairesi satılarak nasıl tamamlanır?
İlk Bakışta Sonuç
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde ifaya eklenen cezai şart (TBK m. 179/2) ile gecikme tazminatı (TBK m. 125/1) kural olarak yarışır; sözleşmede her ikisinin birlikte ödeneceğine dair açık ve tereddütsüz bir hüküm bulunmadıkça arsa sahibi her iki kalemi kümülatif olarak tahsil edemez, yalnızca cezai şartı aşan kanıtlanmış müspet zararını talep edebilir. Cezai şart hakkının korunması için teslim anında mutlaka açık bir ihtirazi kayıt ileri sürülmelidir; ihtirazi kayıtsız çekincesiz teslim alma cezai şartı düşürür. İnşaatın yüklenici tarafından terk edilmesi veya tamamlanmaması halinde ise arsa sahibi TBK m. 113 uyarınca nama ifaya izin davası açarak eksik iş ve iskân bedelini avans olarak isteyebilir ve finansman için yüklenici bağımsız bölümlerinin mahkemece satışını talep edebilir.
Gecikme Tazminatı ile İfaya Eklenen Cezai Şart Birlikte İstenebilir mi? Yarışma Kuralları
Yüklenicinin inşaatı süresinde teslim etmemesi durumunda arsa sahibinin başvurabileceği iki temel parasal güvence bulunmaktadır: Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrası uyarınca borcun aynen ifası ile birlikte talep edilen gecikme tazminatı (uygulamadaki adıyla kira kaybı/munzam zarar) ve TBK’nın 179. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ifaya eklenen cezai şart.
Hukuki niteliği itibarıyla gecikme tazminatı, alacaklının ifanın gecikmesi nedeniyle uğradığı fiili zararı ve mahrum kaldığı kârı (rayiç kira gelirini) karşılamayı amaçlar. İfaya eklenen cezai şart ise borçluyu zamanında ifaya zorlamak ve olası zararı önceden maktu olarak güvenceye bağlamak amacıyla kararlaştırılır.
Yargıtay’ın kökleşmiş uygulamasına ve TBK m. 180 hükmüne göre, ifaya eklenen cezai şart, asgari bir tazminat niteliğindedir. Alacaklı arsa sahibi uğradığı gerçek zararı ispat etmek zorunda kalmaksızın kararlaştırılan cezai şartı talep edebilir. Ancak arsa sahibinin gerçekleşen kira kaybı zararı sözleşmedeki cezai şart miktarını aşıyorsa, arsa sahibi yüklenicinin kusurunu ve cezayı aşan zarar miktarını kanıtlamak kaydıyla bu farkı da gecikme tazminatı olarak isteyebilir.
Buna karşılık, sözleşmede “yüklenici hem aylık rayiç kira bedelini hem de ayrıca aylık maktu cezai şartı ödeyecektir” şeklinde açık, kümülatif ve tereddütsüz bir düzenleme bulunmadığı takdirde, aynı gecikme dönemi için hem tam cezai şartın hem de tam rayiç kira bedelinin birlikte tahsiline karar verilemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, sözleşmede ayrı bir kümülatif tahsil şartı yoksa talep edilen cezai şartın gecikme tazminatı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini veya arsa sahibinin ancak cezayı aşan zararını isteyebileceğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.04.2025 tarihli karar, E. 2024/2452, K. 2025/1585).
Teslim Anında İhtirazi Kayıt Konulmazsa Ne Olur? Hak Düşer mi?
İnşaat hukuku uygulamasında en kritik ayrım noktalarından biri, teslim anında ileri sürülmesi gereken çekincelerdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinin 2. fıkrası amir bir hüküm içermektedir: "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir."
Bu hükmün pratik sonucu şudur: İnşaat sözleşmede öngörülen tarihten sonra tamamlanmış veya gecikmeli olarak teslim ediliyorsa, arsa sahibi bağımsız bölümleri teslim alırken gecikmeden doğan cezai şart hakkını saklı tuttuğunu (ihtirazi kayıt beyanını) açıkça bildirmek zorundadır. İhtirazi kayıt, yenilik doğuran bir irade beyanı olup kural olarak teslim tutanağına yazılacak açık bir şerhle, noter ihtarnamesiyle veya teslime ilişkin yazılı belgede belirtilmek suretiyle ortaya konulur.
Eğer arsa sahibi hiçbir çekince ileri sürmeksizin anahtarları teslim alır, teslim tutanağını imzalayarak daireye yerleşir veya bağımsız bölümü kiraya verirse; yasa gereği gecikme cezasından zımnen feragat etmiş sayılır ve geçmişe yönelik ifaya ekli cezai şart talep hakkı tamamen düşer (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.04.2025 tarihli karar, E. 2024/2452, K. 2025/1585).
Buna karşılık, TBK m. 125 kapsamında talep edilen gecikme tazminatı (rayiç kira kaybı) bakımından durum farklıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, gecikme tazminatı asıl borcun ifasına eklenen tali bir hak olmayıp gecikmeden doğan doğrudan bir zarar kalemi olduğundan, teslim anında ihtirazi kayıt konulmamış olsa dahi genel zamanaşımı süresi (5 veya 10 yıl) içerisinde talep edilebilir. Ancak ifaya ekli cezai şart için ihtirazi kayıt vazgeçilmez bir geçerlilik şartıdır.
Tarihsel Arka Plan: Kapatılan 15. Hukuk Dairesinden 6. Hukuk Dairesine İçtihat Çizgisi
Eser ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklar, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 106 ve 158/2. maddeleri döneminden bu yana Yargıtay’ın özel uzmanlık daireleri tarafından şekillendirilmiştir. Uzun yıllar boyunca inşaat hukuku içtihatlarının omurgasını oluşturan kapatılan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi ile 23. Hukuk Dairesi, borçlunun temerrüdü, cezai şartın niteliği ve ifaya izin davalarında son derece katı ve ilkeli bir denetim mekanizması kurmuştur.
Yargıtay dairelerinin birleşmesi sonrasında inşaat uyuşmazlıklarını temyizen incelemekle görevlendirilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 15. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihat çizgisini aynen muhafaza etmiştir. Özellikle iki temel ilke kararlılıkla sürdürülmektedir:
1. İhtirazi Kayıt Katılığı
Fiili teslim anında ihtirazi kayıt konulmadığı sürece cezai şartın sona ereceği kuralı esnetilmemiştir. İskânın sonradan alınmış olması dahi, fiilen kullanılan bağımsız bölüm için geçmiş cezai şartı kendiliğinden canlandırmaz.
2. Nama İfada Netlik İlkesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, nama ifaya izin kararlarında mahkemenin genel veya soyut yetki veremeyeceğini; eksik iş kalemlerinin, metrajların ve avans tutarlarının tek tek hüküm fıkrasına yazılması gerektiğini zorunlu kılmaktadır.
Günümüzde 2026 yılı uygulaması itibarıyla, sözleşmelerde yer alan karmaşık cezai şart maddeleri yorumlanırken tarafların gerçek iradesi, edimler arası denge ve dürüstlük kuralı (TMK m. 2) çerçevesinde değerlendirme yapılmaktadır.
TBK m. 113 Uyarınca Nama İfaya İzin ve Avans Talebi Prosedürü
Yüklenicinin inşaatı durdurması, şantiyeyi terk etmesi veya teslim süresi dolmasına rağmen edimini tamamlamaktan kaçınması halinde arsa sahibi, sözleşmeden dönmek (fesih) zorunda değildir. Sözleşmenin feshi özellikle inşaatın önemli bir fiziki seviyeye ulaştığı (%80-%90 ve üzeri) durumlarda arsa sahibi aleyhine sonuçlar doğurabilir. Bu noktada Türk Borçlar Kanunu’nun 113. maddesinin 1. fıkrası devreye girer: "Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, borçlunun gideri kendisine ait olmak üzere borcun kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir."
Nama ifaya izin davasının başarıyla sonuçlandırılabilmesi için Yargıtay’ın aradığı belirli usuli ve maddi şartlar bulunmaktadır:
1. Sözleşmenin Ayakta Olması Şartı
Nama ifaya izin istenebilmesi için taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmemiş, geçerli ve ayakta olması zorunludur. Feshedilmiş veya tasfiyesine karar verilmiş bir sözleşmeye dayalı olarak nama ifa yetkisi verilemez (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.05.2025 tarihli karar, E. 2024/1162, K. 2025/2121).
2. Yüklenicinin Temerrüdü
Yükleniciye sözleşme ve yasa gereği tanınan yapım süresi dolmuş olmalı, yükleniciye usulüne uygun ihtarname gönderilerek veya sözleşmedeki kesin vade ile temerrüt gerçekleşmiş bulunmalıdır.
3. Eksik İmalat ve Gider Avansının Belirlenmesi
Mahkemece mahallinde uzman inşaat mühendisi, mimar ve hesap bilirkişileri marifetiyle keşif yapılarak; arsa sahibinin bağımsız bölümlerindeki ve binanın ortak alanlarındaki eksik ve kusurlu işler, tamamlanma maliyetleri, SGK prim borçları, belediye harçları ve iskân ruhsatı masrafları tek tek kalemler halinde hesaplanmalıdır.
4. Yüklenici Bağımsız Bölümlerinin Satış Yetkisi
Arsa sahibinin inşaatı tamamlama masraflarını kendi cebinden karşılayacak gücü bulunmayabilir. Bu durumda mahkemeden, sözleşme gereği yükleniciye düşen ancak henüz tapusu devredilmemiş olan bağımsız bölümlerin tespit edilen gider avansını karşılayacak kadarının satışına izin ve yetki verilmesi talep edilebilir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 12.03.2025 tarihli karar, E. 2024/1716, K. 2025/991).
Mahkemece kurulacak hüküm fıkrasında genel ifadelerle “inşaatın tamamlanmasına izin verilmesine” denilemez. İnfazda tereddüt yaratmayacak biçimde hangi imalatların yapılacağı, bu işlerin takribi bedeli ve satışına izin verilen bağımsız bölümün nitelikleri açıkça yazılmalıdır.
Talep Türleri ve Mükerrer Tahsil Riski
Dava açılırken ileri sürülen terditli ve kümülatif taleplerin hukuki sınırlarının doğru çizilmesi, davanın kısmen reddedilerek karşı vekâlet ücretiyle karşılaşılmaması adına hayati önem taşır:
Nama İfa İzni ile Eksik İş Bedelinin Birlikte Tahsili:
Arsa sahibi aynı dava dilekçesinde hem eksik işlerin yüklenici namına tamamlanması için satış yetkisi isteyip hem de aynı eksik iş tutarının nakden yükleniciden tahsilini isteyemez. Satış yetkisi avans mahiyetinde bir tahsil mekanizmasıdır; her ikisinin aynı anda hüküm altına alınması mükerrer tahsile neden olur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.04.2025 tarihli karar, E. 2024/1586, K. 2025/1404).
Nama İfa Süresince Gecikme Tazminatı:
Nama ifaya izin davası açılması tek başına gecikme tazminatını durdurmaz. Arsa sahibi, işin fiilen tamamlanıp iskânın alınabileceği makul süre sonuna kadar gecikme tazminatı (kira kaybı) talep etmeye devam edebilir.
Uygulama İçin Pratik Kontrol Listeleri
Arsa Sahibi İçin Kontrol Listesi
- • Sözleşme Vadesini Kontrol Edin: İnşaat ruhsatı tarihi ile sözleşmedeki yapım süresini hesaplayarak temerrüt tarihini netleştirin.
- • Teslimde İhtirazi Kayıt Koyun: Anahtar teslim tutanağına "Gecikmeden doğan cezai şart ve kira tazminatı haklarım saklıdır" şerhini mutlaka yazın.
- • Delil Tespiti Yaptırın: İnşaat durmuşsa gecikmeksizin Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla mevcut inşaat fiziki seviyesini ve eksiklikleri tespit ettirin.
- • Yüklenici Paylarını Devretmeyin: Yüklenici edimini tam olarak yerine getirmeden kademeli tapu devirlerini gerçekleştirmeyin.
- • Nama İfa Talebini Hazırlayın: Eksik iş bedeli, iskân masrafları ve SGK prim borçlarını avans olarak talep edin.
Yüklenici İçin Kontrol Listesi
- • Süre Uzatım Hallerini Belgeleyin: Arsa sahibinden, belediyeden veya mevzuat değişikliklerinden kaynaklanan gecikmeleri derhal yazılı olarak ihtar edin.
- • Teslim Tutanaklarını Düzenleyin: Bağımsız bölümler fiilen teslim edilmiş veya arsa sahibince kullanılmaya başlanmışsa bu durumu tutanak altına alın.
- • Çekincesiz Teslimi Savunun: İhtirazi kayıt konulmaksızın gerçekleşen kullanımlarda ifaya ekli cezai şartın düştüğünü ileri sürün.
- • Mükerrer Tazminata İtiraz Edin: Sözleşmede açık hüküm yoksa hem cezai şartın hem de rayiç kira bedelinin aynı anda istenemeyeceğini savunun.
Kapsamlı Sık Sorulan Sorular
1. Gecikme tazminatı ile ifaya eklenen cezai şart aynı anda istenebilir mi?
Kural olarak aynı anda ve tam olarak istenemez; sözleşmede her ikisinin birlikte ödeneceğine dair açık bir kümülatif tahsil maddesi bulunmadıkça cezai şart asgari zarar kabul edilir ve arsa sahibi ancak cezai şart tutarını aşan kira kaybını ek olarak talep edebilir.
2. Daireyi teslim alırken tutanağa ihtirazi kayıt yazılmazsa ne olur?
İhtirazi kayıt konulmadan yapılan teslimde arsa sahibi TBK m. 179/2 uyarınca ifaya ekli cezai şart talep hakkını tamamen kaybeder; ancak TBK m. 125 kapsamındaki kira tazminatı talep hakkı zamanaşımı süresince devam eder.
3. İhtirazi kayıt noterden çekilecek ihtarnameyle ileri sürülebilir mi?
Evet, teslim işleminden önce veya en geç fiili teslim anında yükleniciye tebliğ edilecek noter ihtarnamesiyle gecikme cezası haklarının saklı tutulduğu bildirilebilir.
4. Nama ifaya izin davası nedir ve hangi mahkemede açılır?
Nama ifaya izin davası, borçlunun yerine getirmediği yapma borcunun masrafları borçluya ait olmak üzere alacaklı tarafından tamamlanması için mahkemeden izin alınması davasıdır; görevli mahkeme taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesidir.
5. İnşaatı tamamlamak için yükleniciye ait dairelerin satışı istenebilir mi?
Evet, TBK m. 113 uyarınca açılan nama ifa davasında mahkemeden, tespit edilecek eksik iş ve iskân gider avansını karşılayacak miktarda yükleniciye düşen bağımsız bölümün satışına izin ve yetki verilmesi talep edilebilir.
6. Daireye taşınmak veya kiraya vermek fiili teslim sayılır mı?
Evet, arsa sahibinin bağımsız bölümün anahtarlarını alarak bizzat oturması veya üçüncü bir kişiye kiraya vermesi Yargıtay uygulamasında fiili teslim olarak kabul edilmektedir.
7. İskân (Yapı Kullanma İzin Belgesi) alınmamışsa teslim gerçekleşmiş sayılır mı?
Sözleşmede iskân alma yükümlülüğü yükleniciye bırakılmışsa, iskân alınmadığı sürece hukuken sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleşmiş sayılmaz; ancak fiili kullanım varsa gecikme tazminatı fiili kullanım tarihine kadar hesaplanır.
8. Gecikme tazminatı ve cezai şart için zamanaşımı süresi ne kadardır?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan gecikme tazminatı ve cezai şart alacakları kural olarak TBK m. 147/6 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
9. Nama ifa davasında hangi masraflar avans olarak istenebilir?
Bağımsız bölümlerdeki eksik işler, ortak alan imalatları, çevre düzenlemesi, SGK ilişiksizlik belgesi masrafları, belediye iskân harçları ve proje tadilat bedelleri gider avansı olarak istenebilir.
10. Yapı Kayıt Belgesi alınmış olması iskân ruhsatı yerine geçer mi?
Yargıtay’ın baskın içtihadına göre sözleşmede iskân şartı varsa, İmar Kanunu geçici 16. maddesi kapsamında alınan Yapı Kayıt Belgesi kural olarak sözleşmedeki yapı kullanma izin belgesi yükümlülüğünü bütünüyle ikame etmez.
11. Hem nama ifa yetkisi hem de eksik işlerin nakit bedeli aynı anda tahsil edilebilir mi?
Hayır, yüklenici bağımsız bölümünün satışı ile eksik iş bedeli karşılanırken aynı zamanda eksik iş tutarının nakden tahsiline hükmedilmesi mükerrer tahsilat teşkil eder ve bozma nedenidir.
12. Yüklenici ekonomik krizi veya malzeme fiyat artışını mücbir sebep gösterebilir mi?
Hayır, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü (TTK m. 18/2) altında olan yüklenici, olağan piyasa dalgalanmalarını veya malzeme fiyat artışlarını ifayı geciktiren bir mücbir sebep olarak ileri süremez.
13. Nama ifaya izin kararından sonra inşaat masrafları artarsa ne yapılır?
Hükmedilen gider avansı inşaatın tamamlanmasına yetmezse, arsa sahibi kesin hesap aşamasında ek gider davası açarak fazlaya ilişkin gerçek harcamalarını yükleniciden talep edebilir.
Yargıtay Kararları ve Mevzuat Kaynakçası
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 113, 125, 179, 180, 470 vd.)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 2, 692 vd.)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 107, 109, 371 vd.)
3194 sayılı İmar Kanunu ve İlgili Mevzuat
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.04.2025 tarihli karar, E. 2024/2452, K. 2025/1585
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 12.03.2025 tarihli karar, E. 2024/1716, K. 2025/991
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.04.2025 tarihli karar, E. 2024/1586, K. 2025/1404
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.05.2025 tarihli karar, E. 2024/1162, K. 2025/2121
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 19.03.2025 tarihli karar, E. 2025/102, K. 2025/1120
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 27.03.2025 tarihli karar, E. 2024/2625, K. 2025/1325
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 10.03.2021 tarihli karar, E. 2021/803, K. 2021/756