Av. Cihat Demirbağ Hukuk ve Arabuluculuk Ofisi | İstanbul

Menü

İletişime Geçin

İşe İade Davası Açmada 5 Şart

İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçi bakımından en kritik hukuki korumalardan biri işe iade davasıdır. Ancak bu dava, her işten çıkarma işleminden sonra kendiliğinden başvurulabilecek genel bir tazminat yolu değildir. İşe iade davası, kanunun belirli şartlara bağladığı özel bir iş güvencesi mekanizmasıdır.

İşe İade Davası Açmada 5 Şart

İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçi bakımından en kritik hukuki korumalardan biri işe iade davasıdır. Ancak bu dava, her işten çıkarma işleminden sonra kendiliğinden başvurulabilecek genel bir tazminat yolu değildir. İşe iade davası, kanunun belirli şartlara bağladığı özel bir iş güvencesi mekanizmasıdır.

Uygulamada en büyük hata, işçinin yalnızca feshin haksız olduğunu düşünerek hareket etmesidir. Oysa işe iade dosyasında önce şu sorulara cevap verilir: İşçi hangi kanuna tabi çalışmıştır? Sözleşme belirsiz süreli midir? İşyerinde yeterli işçi sayısı var mıdır? Kıdem şartı sağlanmış mıdır? İşçi gerçekten iş güvencesi kapsamında mıdır? Bu sorular netleşmeden yapılan başvuru, haklı bir mağduriyeti usulden zayıf bir dosyaya dönüştürebilir.

İşe iade davasında mesele yalnızca işten çıkarılmanın adil olup olmadığı değildir. Asıl mesele, feshin kanunun aradığı şartlar içinde denetlenebilir, somut ve geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır.

İşe İade Davası Nedir?

İşe iade davası, işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğunun tespiti ve işçinin işe dönüşünün sağlanması amacıyla açılan davadır. Bu dava, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı davasından farklıdır. İşçi kıdem veya ihbar tazminatını almış olsa dahi, kanuni şartlar mevcutsa işe iade yoluna başvurabilir.

Bu davada mahkeme, işverenin fesih hakkını kullanıp kullanmadığıyla yetinmez; bu hakkın hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını inceler. İşveren fesih sebebini açık, somut ve ispatlanabilir şekilde ortaya koymak zorundadır. Soyut performans düşüklüğü, belirsiz uyumsuzluk iddiası, dosyasız disiplin gerekçesi veya sadece ekonomik daralma söylemi çoğu zaman yeterli değildir.

İşe İade Davası Açmanın 5 Temel Şartı

İşe iade davasında beş temel şart birlikte değerlendirilir. Bu şartlardan biri eksikse davanın esasına girilmeden veya esas incelemede olumsuz sonuçla karşılaşılması mümkündür. Bu nedenle dosyanın en başında yalnızca feshin haksızlığı değil, iş güvencesi şartlarının tamamı incelenmelidir.

1. İşçinin İş Kanunu Kapsamında Çalışması Gerekir

İşe iade korumasından yararlanabilmek için işçinin kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışması gerekir. Çalışmanın kağıt üzerindeki adı değil, fiili niteliği önemlidir. Kimi dosyalarda taraflar arasındaki ilişki farklı şekilde gösterilse de çalışma düzeni, bağımlılık ilişkisi, ücret ödemesi, işyeri organizasyonu ve emir-talimat yapısı birlikte değerlendirilir.

2. İş Sözleşmesi Belirsiz Süreli Olmalıdır

İşe iade davası kural olarak belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüştür. Ancak sözleşmenin başlığına “belirli süreli” yazılması tek başına yeterli değildir. Belirli süreli sözleşmenin objektif bir nedene dayanması gerekir. Objektif neden yoksa veya sözleşme zincirleme şekilde yenilenmişse, ilişkinin gerçekte belirsiz süreli olduğu ileri sürülebilir.

3. İşyerinde Otuz veya Daha Fazla İşçi Bulunmalıdır

İş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması gerekir. Bu sayı yalnızca işçinin fiilen çalıştığı şube veya bölüm üzerinden değerlendirilmez. İşverenin aynı işkolundaki diğer işyerleri de hesaba katılabilir. Grup şirketleri, organik bağ, birlikte istihdam ve fiili yönetim birliği bulunan yapılarda bu şart özellikle dikkatle incelenmelidir.

4. İşçinin En Az Altı Aylık Kıdemi Olmalıdır

İşçinin aynı işveren nezdinde en az altı aylık kıdeminin bulunması gerekir. Kıdem hesabında yalnızca son çalışılan yer değil, aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen çalışmalar da önem taşıyabilir. Aralıklı çalışma, şirket değişikliği, işyeri devri veya SGK kayıtlarındaki farklılıklar varsa kıdem hesabı ayrıca incelenmelidir.

5. İşçi, İş Güvencesi Dışında Kalan Üst Düzey İşveren Vekili Olmamalıdır

İşletmenin bütününü sevk ve idare eden, işçi alma ve işten çıkarma konusunda gerçek yetki kullanan üst düzey işveren vekilleri işe iade korumasından yararlanamaz. Ancak burada unvan tek başına belirleyici değildir. Kartvizitte “müdür” yazması, kişinin otomatik olarak iş güvencesi dışında kaldığı anlamına gelmez. Mahkeme, fiili yetkiyi, imza sınırını, organizasyondaki yerini ve işten çıkarma yetkisinin gerçekten kullanılıp kullanılmadığını inceler.

Hukuki Sorularınız İçin Uzman Desteği

Hukuki süreçler karmaşık ve kafa karıştırıcı olabilir. Hak kayıpları yaşamadan, en doğru stratejiyi belirlemek için uzman avukatlarımızla görüşün.

Hukuki Destek Alın