Av. Cihat Demirbağ Hukuk ve Arabuluculuk Ofisi | İstanbul

Menü

İletişime Geçin

Süresiz Nafaka Kalktı mı?

AYM kararı mevcut nafakaları nasıl etkiliyor? 30 Haziran 2027, ödeme yükümlülüğü ve nafakanın kaldırılması hakkında bilinmesi gerekenler.

Anayasa Mahkemesinin kararıyla, TMK'nın 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresi 30 Haziran 2027'de yürürlükten kalkacak.

Peki bu karar, hâlihazırda nafaka ödeyen veya alan kişileri nasıl etkileyecek?

Bugün ödenen nafakalar bu kararla bitmiyor, 30 Haziran 2027 geldiğinde de kendiliğinden bitmeyecek. Mevcut nafakalarla ilgili yeni bir düzenleme yapılırsa bunun kapsamını ve geçiş hükümlerini görmek gerekecek. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise bu karardan hiç etkilenmiyor.

Bugün ne yapmalısınız?

Nafaka ödüyorsanız ödemeye devam etmeniz gerekiyor, fakat bunun iki istisnası var: Eski eşiniz yeniden evlendiyse ya da taraflardan biri öldüyse, aylık ödenen yoksulluk nafakası kanun gereği kendiliğinden kalkar. Eski eşiniz evlendiyse evlenme tarihini gösteren nüfus kaydını saklayın; karşı taraf buna rağmen icra takibi başlatırsa itirazınızı bu belgeyle yapmanız gerekebilir.

Bu iki durumun dışında ödemeyi kendi başınıza keserseniz nafaka bitmez; borç birikir ve kapınıza bir de icra dosyası gelir. Eski eşiniz düzenli bir işe girdiyse, mülk edindiyse ya da biriyle evliymiş gibi yaşıyorsa haklı olabilirsiniz, ama bu hakkı ödemeyi keserek değil, nafakanın kaldırılması için dava açarak alırsınız. Talebin kabulü hâlinde mahkeme kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğuracağı için de "nasılsa haklıyım" diyerek davayı erteledikçe, haklı olduğunuz hâlde ödemeye devam edersiniz.

Nafaka alıyorsanız size nafaka bağlayan mahkeme kararı bugün de geçerli. Ödemeler kesilirse icra takibi başlatabilir, borçlu buna rağmen ödemezse İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesine göre şikâyette bulunabilirsiniz. Gelirinizi, giderlerinizi, sağlık durumunuzu ve çalışma imkânınızı gösteren belgeleri de güncel tutmanızda fayda var, çünkü yeni kanun nafaka süresini bu ölçütlere bağlarsa elinizdeki en önemli belgeler bunlar olacak. Nafaka ihtiyacınızı karşılamıyorsa artırılmasını istemek için de yeni kanunu beklemenize gerek yok (TMK m.176/4).

Boşanma davanız sürüyorsa davanın 30 Haziran 2027'den önce mi sonra mı biteceği, hangi kuralın uygulanacağını etkileyebilir. Bu belirsizlik içinde nafakanın aylık yerine bir kerede, yani toptan ödenmesini istemek de mümkün; bunu aşağıda ayrıca anlattık.

AYM tam olarak neyi iptal etti?

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla (E.2025/156, K.2026/131) Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etti. Kararın resmî metni

İptal edilen yalnızca iki kelime olduğu için maddenin geri kalanı yerinde duruyor: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır değilse, diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebilir.

Mahkeme neden iptal etti?

Mahkemeye göre asıl sorun kanunun metninde değil, uygulamasındaydı. Kanun her durumda süresiz nafaka verilmesini zorunlu tutmamasına rağmen Yargıtay kuralı emredici saymış ve hâkime süre belirleme yetkisi tanımamıştı. Kararda örnek olarak gösterilen 2017 tarihli dosyada (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/8859, K.2017/14407) yerel mahkeme kısa süren ve çocuksuz bir evlilikte nafakayı iki yılla sınırlamış, Yargıtay ise bu sınırı "kanuna açık aykırılık" sayarak kararı bozmuştu.

Anayasa Mahkemesine göre, bu uygulama yüzünden nafaka ödeyen kişinin, kusursuz olsa bile, hiçbir ölçüt gözetilmeden ömür boyu ödemeye bağlanması Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırıdır. Nafakanın süresini, evliliğin ne kadar sürdüğüne, nafaka alanın yaşına, eğitimine, sağlığına ve kendi geçimini sağlayıp sağlayamayacağına bakarak hâkim belirleyebilmelidir. Bazı durumlarda nafakanın ömür boyu sürmesi de mümkün olmalı, ancak bu durumların neler olduğu kanunda açıkça yazılmalıdır. Mahkeme süreyi kendisi belirlememiş, çerçeveyi çizme işini kanun koyucuya bırakmıştır.

Ortalıkta dolaşan "evlilik kaç yıl sürdüyse nafaka da o kadar" ya da "herkes en fazla beş yıl öder" gibi formüllerin bu yüzden kararda bir karşılığı yok. Bunlar olsa olsa çıkacak kanuna dair tahmin, bir kısmı da düpedüz kulaktan dolma.

Bu ibare Anayasa Mahkemesinin önüne ilk kez de gelmiyor. Mahkeme 2012'de bu ibareye yönelik bir itirazı reddetmişti (E.2011/136, K.2012/72). Bu kez görüş değiştirirken de o karardan sonra Yargıtay uygulamasının değişmemiş olmasını gerekçe gösterdi.

30 Haziran 2027'ye kadar ne olacak?

O tarihe kadar 175. madde bugünkü hâliyle uygulanmaya devam edecek. Yargıtay da aylık yoksulluk nafakasına süre sınırı konmasını kabul etmediği için, bu dönemde verilecek boşanma kararlarında nafakanın yine süresiz bağlanması bekleniyor.

Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapılması hâlinde, özellikle mevcut kararlara uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen geçiş hükümleri önem taşıyacak.

Meclis 30 Haziran 2027'ye kadar bir düzenleme yapmazsa, o tarihten sonra 175. madde "süresiz olarak" ibaresi olmadan uygulanır. Hâkimin bu durumda süre belirleyip belirleyemeyeceğini ve hangi ölçütle belirleyeceğini bugünden kimse kesin olarak söyleyemez; bunu ancak ilk kararlar gösterecek.

Mevcut nafaka kararları ne olacak?

Diyelim ki on yıl önce boşandınız ve o günden beri her ay nafaka ödüyorsunuz. Haberi görünce 30 Haziran 2027'ye kadar gün saymaya başlamış olabilirsiniz, ama AYM'nin kararı bu borcu bitirmiyor, çünkü Anayasa'nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez. Kesinleşmiş bir kararla bağlanmış nafaka ne kararın yayımlanmasıyla ne de o tarih gelince kendiliğinden sona erer; o güne kadar birikmiş borç da olduğu gibi kalır.

AYM'nin 2025'te verdiği başka bir karar da aynı sonuca götürüyor (E.2025/91, K.2025/82). O dosyada bir aile mahkemesi, önündeki nafaka artırma ve kaldırma davası sırasında aynı ibarenin iptalini istemişti. AYM ise başvuruyu reddetti, çünkü "süresiz olarak" ifadesi yalnızca boşanma davasında ya da boşanmadan sonraki bir yıl içinde açılan nafaka davasında uygulanıyor; nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması ise 176. maddeye göre değerlendiriliyor. Buna bakarak, iptalin mevcut nafakalar için kendiliğinden yeni bir kaldırma sebebi yaratmayacağı düşünülebilir.

Mevcut kararlara ileride bir süre sınırı getirilmesi ihtimali yine de var, ama bunu belirleyecek olan AYM değil, çıkacak kanunun geçiş hükümleri. O metin ortada yokken "2027'de herkesin nafakası bitiyor" demek, dereyi görmeden paçaları sıvamak olur.

Ödemeyi kesersem ne olur?

Ödenmeyen nafaka için önce icra takibi gündeme gelir. Alacaklı bununla yetinmeyip icra mahkemesine şikâyette bulunursa, İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesine göre üç aya kadar tazyik hapsine de karar verilebilir. Tazyik baskı demek; Yargıtay'a göre de bu hapsin amacı cezalandırmak değil, ödemeye zorlamaktır ve borç ödendiği anda kişi serbest kalır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2023/9079, K.2023/8937). Tazyik hapsinin koşulları, ödenmesi gereken tutar ve şikâyet süresi somut dosyada ayrıca değerlendirilir; karara karşı kanuni itiraz yolları da incelenebilir.

Bugün nafaka hangi hâllerde kalkar veya azalır?

Nafaka, AYM kararından önce de ömür boyu değişmez bir borç değildi. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, hangi durumda kendiliğinden, hangi durumda mahkeme kararıyla sona ereceğini bugün de ayrı ayrı düzenliyor:

  • Kendiliğinden sona erer: Nafaka alan eş yeniden evlenirse ya da taraflardan biri ölürse.
  • Mahkeme kararıyla kaldırılır: Nafaka alan eş evlenmeden biriyle evliymiş gibi yaşarsa, yoksulluğu ortadan kalkarsa ya da haysiyetsiz bir hayat sürerse.
  • Artırılır veya azaltılır: Tarafların mali durumu değişirse ya da hakkaniyet bunu gerektirirse.

Burada iki taraf için sonuç aynı değil: Nafaka alan eş evlenirse nafaka kendiliğinden biter, ama nafaka ödeyen kişinin evlenmesi ya da yeni bir çocuğunun olması eski hesabı kendiliğinden kapatmaz. Yeni ailenin giderleri ancak bir azaltma davasında, mali durumunuzun değiştiğini gösteren bir sebep olarak değerlendirilebilir.

Kaldırma ya da azaltma talebi kabul edildiğinde karar, kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu bir yoksulluk nafakası davasında açıkça belirtmiş ve 1956 tarihli içtihadı birleştirme kararına dayandırmıştır (Yargıtay HGK, E.2018/96, K.2019/1157). Bu davalar aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Eski eş işe girerse nafaka kalkar mı?

Bir işe girmek yoksulluğun sona erdiği anlamına gelmediği için nafaka kendiliğinden kalkmaz. Asgari ücretle çalışmaya başlayan, kirada oturan ve başka geliri olmayan biriyle, aynı maaşı alıp bir de üç dairesinden kira geliri elde eden birinin durumu elbette aynı değildir. Mahkeme de bu farkı görebilmek için SGK kaydıyla yetinmez; gelirin miktarını ve sürekliliğini, mal varlığını, giderleri ve nafaka ödeyenin kendi durumunu birlikte değerlendirir.

Nafaka alan kadının asgari ücretle çalıştığı, buna karşılık nafaka ödeyen eski eşinin düzenli bir gelirinin bulunmadığı davada mahkeme nafakayı kaldırmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2019 yılında bu kararı onamıştı (E.2017/1013, K.2019/1180). Dolayısıyla eski eşinizin asgari ücretle bir işe girmesi, nafakanın kaldırılması için tek başına yeterli değil; mahkeme, nafaka alan kişinin yoksulluğunun devam edip etmediğini tarafların ekonomik durumlarını birlikte değerlendirerek belirliyor.

Maaş kadar mülk ve kira geliri de önemli. Hukuk Genel Kurulunun yine 2019'da verdiği başka bir kararda (E.2018/96, K.2019/1157), emekli aylığı alan bir kadının babasından kalan arsa için müteahhitle anlaşıp dokuz daire ve dört dükkân alacağı, bunların bir kısmını da teslim aldığı anlaşılınca nafakası kaldırıldı. 2. Hukuk Dairesi de çok sayıda taşınmazdan kira geliri elde eden bir kadının dolar cinsinden nafakasının kaldırılmasını onadı (E.2023/4032, K.2024/5401).

Eski eşin sevgilisi olması nafakayı kaldırır mı?

Tek başına kaldırmaz, çünkü kanun eski eşinizin kiminle görüştüğüne değil, evlenmeden evliymiş gibi yaşayıp yaşamadığına bakıyor. Sosyal medyada gördüğünüz bir tatil fotoğrafı bu yüzden tek başına sinirinizi bozmaktan öte bir işe yaramaz; mahkeme birlikteliğin niteliğini ve ortak yaşamın somut koşullarını değerlendirir.

Böyle bir birlikteliği iddia etmek de yetmez, ispatlamak gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararına konu dosyada nafaka ödeyen eski eş, kadının başka biriyle birlikte yaşadığını ileri sürmüş, ancak dinlenen tanıklar ne bu birlikteliği ne de kadının o kişinin maddi gücünden yararlandığını gösteremeyince kaldırma talebi reddedilmişti (E.2023/113, K.2023/3376).

Adres kayıtları, ortak kira sözleşmesi, ortak faturalar ve olayları gerçekten görmüş tanıklar bu tür davalarda işinize yarar. Eski eşin telefonuna girmek, hesaplarını karıştırmak ya da onu gizlice takip etmek ise işe yaramadığı gibi başınızı da derde sokar: Hukuka aykırı yolla elde edilen delil davada kullanılamayabilir, üstelik hakkınızda bir de ceza soruşturması başlatılabilir.

Anlaşmalı boşanmada kabul ettiğim nafakadan kurtulabilir miyim?

Boşanma bir an önce bitsin diye protokoldeki nafakaya "tamam" demiş olabilirsiniz. Bu imza, nafakayı ömür boyu ödemeyi kabul ettiğiniz anlamına gelmiyor, ama ondan kurtulmak istiyorsanız mahkemeden tam olarak ne istediğinizi doğru söylemeniz gerekiyor.

"Bu kadar nafaka ödemek istemiyorum" demekle "eski eşimin yoksulluğu ortadan kalktı" demek kulağa benzer gelse de hukuken aynı şey değil. Yalnızca miktarın değişmesini istiyorsanız Yargıtay, protokolün bir sözleşme olduğunu dikkate alarak daha ağır şartlar arayabiliyor: protokol tarihindeki koşulların olağanüstü biçimde değişmesi, bu değişikliğin önceden öngörülememesi ve ödemenin artık katlanılamaz hâle gelmesi. Yukarıda andığımız 2023 tarihli kararda da bu şartlar ispatlanamadığı için miktarın değiştirilmesi talebinin reddedilmesi gerektiği belirtildi (E.2023/113, K.2023/3376).

Yoksulluğun ortadan kalktığını ileri sürdüğünüzde ise durum değişiyor. Hukuk Genel Kurulu 2019 kararında, protokolle kararlaştırılan nafakanın da bir yoksulluk nafakası olduğunu ve kaldırılma şartlarının bu nedenle 176. maddeye göre belirleneceğini açıkladı (E.2018/96, K.2019/1157). Dava açmadan önce hangi sebebe dayanacağınızı doğru belirlemeniz bu yüzden önemli.

Boşanma davası sürenler için: Toptan nafaka

Kanun, yoksulluk nafakasının aylık ödenmesinin yanında bir kerede, yani toptan ödenmesine de imkân tanıyor (TMK m.176/1). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 2017'de kurulan ve ortak çocuğu olmayan bir evlilikte, tarafların ekonomik durumunu gözeterek aylık nafaka yerine 40.000 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı (E.2024/956, K.2024/8197).

Yeni kanun beklenirken bu yol, "ömür boyu aylık ödeme" ile "hiç nafaka yok" arasında bir orta yol. Talep edecekseniz tarafların gelirini, mal varlığını, evliliğin süresini ve nafaka isteyen eşin çalışma imkânını belgelerle göstermeniz gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise nafakanın miktarı ve nasıl ödeneceği protokolde kararlaştırılır, protokolün de hâkim tarafından uygun bulunması gerekir.

Hangi nafakalar bu karardan etkilenmez?

Karar yalnızca boşanan eşe ödenen yoksulluk nafakasıyla ilgili. Çocuk için ödenen iştirak nafakası, boşanma davası sürerken verilen tedbir nafakası ve anne, baba, kardeş gibi aile bireyleri arasındaki yardım nafakası başka hükümlere dayandığından bu karardan etkilenmiyor. Bu nafakalar hakkında nafaka çeşitleri, 18 yaşından büyük çocuğun nafakası ve aile dayanışması nafakası yazılarına bakabilirsiniz.

Aynı kararda hem eşe hem çocuğa nafaka bağlandıysa bunları ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor, çünkü eşin nafakasını etkileyen bir gelişme çocuğun nafakasını kendiliğinden değiştirmez.

Sık Sorulan Sorular

Süresiz nafaka şu anda kalktı mı?

Hayır. İptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar TMK m.175 bugünkü hâliyle uygulanır ve mevcut nafaka kararları geçerlidir.

İptal ne zaman yürürlüğe girecek?

Karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı. Dokuz aylık ertelemeyle yürürlük tarihi 30 Haziran 2027'dir.

Mahkeme kararı olmadan ödemeyi kesebilir miyim?

Alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü dışında hayır. AYM kararı bu konuda bir istisna yaratmaz. Ödenmeyen nafaka için icra takibi yapılabilir ve alacaklının şikâyeti üzerine İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

30 Haziran 2027'de mevcut nafakam kendiliğinden biter mi?

İptal kararları geriye yürümez ve AYM'nin 2025 tarihli kararına göre "süresiz" ibaresi kaldırma davalarında uygulanan kural değildir. Mevcut kararlara süre sınırı getirilip getirilmeyeceği, çıkacak kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır.

Yeni nafaka süresi herkes için aynı mı olacak?

AYM bir yıl sayısı belirlemedi; hâkimin evlilik süresi, yaş, eğitim, sağlık ve kendi geçimini sağlama kapasitesi gibi ölçütlerle süre belirleyebilmesini istedi. Sürenin nasıl belirleneceği, yapılacak düzenlemeye ve uygulanacak kurallara bağlıdır.

Birikmiş nafaka borcu silinir mi?

Hayır. İptal kararı geçmişe etkili değildir; doğmuş nafaka alacakları ödenmelidir.

Eski eşim asgari ücretle işe girdi. Nafaka hemen kesilir mi?

Kendiliğinden kesilmez. Kaldırma veya azaltma için dava açılır; mahkeme gelirin yeterliliğini ve sürekliliğini, iki tarafın güncel durumunu karşılaştırır. Kaldırma ya da azaltma kararı dava tarihinden itibaren geçerli olur.

Eski eşim evlenirse ne olur?

İrat şeklindeki yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden kalkar. Takipte talep edilen dönemle evlenme tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.

Ben evlenirsem nafaka biter mi?

Hayır. Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi kendiliğinden sona erme sebebi değildir; mali durum değişikliği ancak azaltma davasında değerlendirilir.

Anlaşmalı boşanmada kararlaştırdığım nafakayı değiştirebilir miyim?

Yoksulluğun ortadan kalkması gibi kanuni bir kaldırma sebebi varsa dava açılabilir. Yalnızca miktarın değiştirilmesi istendiğinde Yargıtay protokol nedeniyle olağanüstü değişiklik koşullarını arayabilir.

Çocuk için ödediğim nafaka da etkilenecek mi?

Hayır. İştirak nafakası farklı hükümlere dayanır; AYM kararı yalnızca TMK m.175'teki yoksulluk nafakasına ilişkindir.

Boşanma davam sürüyor. Nafakayı toptan isteyebilir miyim?

TMK m.176/1 toptan ödemeye imkân tanır. Yargıtay 2024 tarihli bir kararında ortak çocuğu olmayan bir evlilikte toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesini onamıştır. Talep, tarafların ekonomik durumu ve evliliğin özellikleri belgelerle desteklenerek yapılmalıdır.

Av. Aytolu Erce İnal