Arabuluculuk Faaliyetinin Kesilmesi veya Anlaşmaya Varılamaması

Arabuluculuğun avantajları oldukça çok olsa da elbetteki dezavantajları da vardır.

ARABULUCULUK FAALİYETİNİN KESİLMESİ VEYA ANLAŞMAYA VARILAMAMASI
Taraflar arasındaki bir uyuşmazlığın çözümünde davetçi taraf iyiniyet ve dostane bir yaklaşım gösterip arabuluculuk faaliyetini ilk davetle başlatmasından sonra,

1. Bu davete zamanında icabet edilmemesi,

2.İcabet edilse bile bir anlaşmaya varılamaması durumu gündeme gelir. Böyle bir durumda ise taraflar arabuluculuğa zaman ve para harcadıktan sonra aralarındaki uyuşmazlığı yeniden mahkemeye taşımak zorunda kalabilirler.

ADİL SONUÇ GÜVENCESİ YOKTUR


Arabuluculuk daha çok kanuni ispat vasıtaları olmayan, muallakta kalmış veya çözülmesi mahkeme süreçlerine kalırsa zarar doğması muhtemel olan yani çözümü aciliyet kesbeden uyuşmazlıklarda iş görebilir. Bu nedenle adil bir sonuçlanması garantisi olduğu iddia edilemez. Hatta kanunla çözümlenemeyecek konularda karşı taraf bu durumu suistimal dahi edebilir ve anlaşmaya varırken alacaklı tarafı ziyade bir fedakarlığa cebredebilir. Böylece mahkemeler gördükleri davalarda adalet ve hakkaniyet tesis etme kaygısı taşıyabilse de arabuluculukta adil ve hakkaniyetli görünmeyen neticelere varabilirler.

DELİL TESPİTİ İÇİN RESMİ USULLER YOKTUR

Uyuşmazlığın arabuluculuk vasıtası ile çözümlenmesi halinde, bu çözüm süresince gereken deliller, ancak karşı tarafca ibraz edilecek belge veya verilecek bilgiler ışığında delillendirilebilecekse, bilgiye ihtiyacı olan taraf karşı tarafın iyiniyetli görünümüne güvenmek zorundadır. Bu, samimi basiretli bir muhatap sayesinde yeterli olabilir ama iyiniyetli görünen ve özünde kötniyetli olan muhatap yüzünden yeterli olmayabilir de.

ARABULUCULUKTA EMSAL YOKTUR

Belki gelecekte belli nitelikli uyuşmazlıkların genel olarak arabulucu marifeti ile çözümlenmesi zorunluluğu gibi haller olursa, o taktirde bir ihtimal olarak arabuluculuk tekniği açısından bazı içtihadlar veya usuller oluşabilir. Ama henüz ülkemizde arabuluculuğun yeni olduğu göz önüne alınırsa uyuşmazlığın esası açısından içtimai hayatı ve teamülleri merkeze alan bir netice üzerinde anlaşılmayacaktır. Taraflar kendi menfaatleri çerçevesinde olabildiğince taviz bekleyeceklerdir. Oysa mahkeme huzurunda görülen bazı davalar, içtimai hayata geniş etkisi olacak veya örnek teşkil edecek umudu ile açılır.Mahkemede bu esaslara ve hassasiyete uygun hareket ederse başarılı sonuç elde etme olasılığı yükselebilir. Ama arabuluculuk buna nazaran daha münferid çözümlere haizdir.

ARABULUCULUĞA UYGUN OLMAYAN UYUŞMAZLIKLAR
HER HUKUKİ UYUŞMAZLIK ARABULUCULUK KAPSAMINA GİRMEYEBİLİR.

Örneğin, Ceza Davaları, Aile davalarında aile içi şiddet geçmişi varsa bu nitelikteki aileye ilişkin davalar ve bir taraf veya taraflar gerek kendileri gerekse avulatları yardımıyla olsun etkili şekilde müzakere edemiyorsa, bu durumda arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirilemez. Bu gbi uyuşmazlıklar arabulucuğa uygun değil olarak telakki edilmiştir.