Konkordatodan Önce

Bu günlerde iflas, iflas erteleme ve konkordato ile ilgili olarak gerek borçlu gerekse alacaklı firmalardan gelen bol sorular nedeniyle üzülerek bu husustaki bilgilendirme makalemizi paylaşıyorum.

Ama öncelikle şunu belirtmek isterim.

Sizlerle, olumsuz süreçlere girmiş borçlarınız hakkında öncelikle insani bakımından, şahsi tecrübelerimi ve mesleki görgülerimi paylaşmayı istiyorum, şayet anlatacaklarımı denedikten sonra hala bir ilerleme sağlanamazsa işin teknik boyutu için bizlerden yardım almanız daha doğru olacaktır. Anlatacak olduğum işin sosyal ve manevi pozisyonlarında yalnızlık çekiyorsanız yine ümitsizliğe kapılmayın, alacaklılarınızla veya borçlularınızla aranızda tercüman olmak yönünden de hizmet alabilirsiniz.

Ziraatçiler, sanayiciler ve sermaye şirketleri bu ülkenin ekonomisi açısından omurgayı oluşturmaktadır. Kapanan her işletme milli gelirin eksilmesine, işsizliğe, 3. Şahısların olumsuz etkilenmesine, ülkece gerilemeye katkı sağlar. Bu durumlara karşı kayıtsız kalan yüreği burkulmayanlar, kontrollü bir müsamaha sağlamayanlar, oluşacak domino etkisinden etkilenmeyeceklerini sanmamalıdır.

Son zamanlarda çoğalan kapitalizm, sosyalizm, kominizim gibi -izm’leri algılamakta ve hayatın içinde konumlandırmakta anlayış ve kavrayış güçlükleri çekildi.

Dini kaygılar, akrabalık, ortaklık ilişkilerinin zayıflaması bankacılık sisteminin doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasının önünde engel oldu ve bankalara karşı dürüst olmadığımız gibi bankalar da ticaret insanlarına müsamahalı davranmayı bilmediler. Geçmişte suiistimal edilmiş olan akrabalardan alınamayan borçlar, ortaklığın temel taşı olan güvenin sarsıldığı ortaklıklardan edinilemeyen borçlar, bankalardan edinilmek zorunda kalınan borçlar haline geldi. Elbette daha sayılabilecek yüzlerce etken vardır. Ancak bu özet durum tespiti ile bir içsel düşünceyi tahrik ederek iflas erteleme öncesi şunların yapılmasının önemini belirtmek isterim.

Bu sayılanları yapmaktan lütfen geri durmayınız zira her halükarda necip bir millet olduğumuz unutulmamalıdır. Alacaklılarınızın büyük çoğunluğu yanınızda olacaktır.

Bazı haddini bilmezlere kulağınızı kapatın veya alacağını alamamış olması nedeniyle canı yananlara da siz de manevi müsamaha gösterin.

Şimdi gelelim yapılacaklara,

  1. Alacaklılarınızla iletişimi kopartmayın, iletişim kanallarınızı değiştirmeyin, telefon numaranızı kapatıp, değiştirmeyin. Ulaşılabilir olmaya devam edin. Her an her pozisyonda telefona bakamayabilirsiniz. Moraliniz bozuk diye bakmayabilirsiniz ama enerjisiniz yerine gelir gelmez geri dönüş yapın.
  2. “efendim bizim kasamız yatak odamızdır, borçlarımızı kimseye söyleyemeyiz, rezil oluruz” mantığını derhal terk edin ve alacaklılarınızla durumunuz hakkında özel görüşmeler yaparak, diğer borçlarınız ve ödeme imkanlarınız, engelleriniz riskleriniz ve gücünüz hakkında bilgilendirme yapın.
  3. Bu bilgilendirmeyi hesap vermek amacıyla yapmayın bilakis alacaklılarınızdan stratejik olarak da yardım isteyin, fikirlerini alın.
  4. Bu stratejileri size sunduklarında sizin açmazlarınızı görerek kendi alacaklarını kurtarmak için de yapabilecekleri fedakarlıkları kendiliklerinden yapacaklardır hatta ödeme güçlüğünüzün önünün açılması için belki bazı kilitledikleri noktaları kendileri açacaklardır.
  5. Siyasilerden medet ummayı yardım istemeyi bırakın. Onlara serzenmeyi de bırakın. Banka Genel Müdürlerinden randevu almak için üst düzey ilişkilerinizi boşu boşuna kullanarak manevi kredilerinizi boşa harcamayı bırakın. Aracılardan medet beklemeyin.
  6. Eh bu kadar dayaktan sonra artık profesyonelle çalışmayı, profesyonellerden yardım almayı öğrenin. Avukatlardan mali müşavirlerden, yatırım danışmanlarından, vergi denetmenlerinden, finans uzmanlarından yardım alın.
  7. Satmak zorunda kalacağınız, kişi ve kurumlardan kaçırdığınız mallar varsa ve malına aşık biri iseniz, her zaman bu mallarda gözünüz kalacak ve her zaman bunların değerinin çok altında satılacağını düşünerek, doğru yerde doğru zamanda doğru kişiye malınızı satma fırsatlarını kaçırmayın. Bu konuda malın piyasa değeri ve acil satış politikası hakkında yukarıdaki profesyonellerden yardım alın. Zira yanlış zamanda yanlış kişiye yanlış yerde yapılan satışlar da sizi dibe hızlı götürecektir.
  8. Bu kişilere danışmanlık ücreti ödemek ateşle ilgili bir işte yangın sigortası yaptırmak gibi gereklidir. Bu gideri haklı ve gerekli bir gider olarak görün. Bu bakış açısı bile sizi ileri götürmeye yetecektir. Zira iş insanlarının temel sorunu “para bende akıl bende”, “birikim bende akıl bende”, “başarı bende akıl bende”, “sosyal çevre bende akıl bende” gibi çok basit bir denklemin yanılgısına düşmektir. Parası olmayan bir finansçının da bilgisine değer verin. Yeter ki ünvanını liyakatle ve hayat ve tecrübesi ile almış olsun. Yumurtadan anlamak için tavuk olmaya lüzum yoktur.
  9. Alacaklılarınızla görüşmekten, çeklerinizi veya senetlerinizi vadesinde ödeyemeyeceğinizi haber vermekte geç kalmayın. Bu öfkeyi ve anlayışsızlığı iki katına katlar. Oysa zamanında bilgi verirseniz, domino etkisi ile etkilenecek olan kişiler kişisel tedbirlerini alma fırsatını bulur. Hele ki bu günkü piyasa ortamında herkes günü kurtarma derdinde iken gelecek ayın çeki senedi vadesinde ödenir mi diye an be an kontrol etmeyi unutabilirler. Kimseye sürpriz yaratmayın. Eski çekleri/senetleri alıp, ödeme pozisyonun olacağı hakkında olumlu kanaat oluşturarak yeni çekler/senetler vermeyi geciktirmeyin.
  10. Bu zor günlerinizde sizin kurtuluşunuzun sancısını sizlerle birlikte çekebilen personelinizi unutmayın. Onları da bilgilendirin. Onlara beklenmedik kötü sürprizler yapmayın. Çoğu haysiyetli personel hem sizin hem de kendi için güzel çıkış önerileri bulacaktır. Hele ki uzun yıllardır çalıştığınız insanları işinizin ortağı gibi görün ve fikirlerine değer verin, destek olma yaklaşımları olursa küçümsemeyin. Yanınızdaki bir personelin mesleki itibarı, çevresi sosyal ilişkileri sizinkinden çok üstün olabilir. Ama onların kredisini boşa harcayacaksanız personelinizi kendi kurtuluşunuza kurban etmeyin. Sizi patron yapan enerji, yeni personelinizin verdiği enerji değil eski personelinizin sizin hakkınızdaki duygu ve düşünceleridir.
  11. Sabahları işe asık suratla gitmeyin, personelinizi kendinizden çok motive edin, onların işi sahiplenmesi sizi zaten motive edecektir. Onların köle olmadığını aldıkları maaş kadarıyla kattıkları değer kadarıyla şirketinizin ortağı oldukları gerçeğini her zaman hatırlayın.
  12. Tüm bunlarla birlikte betonun yenmediğini, devletin her zaman yanınızda an be an olamayacağını, müşteri ilişkileriniz kadar tedarikçi ilişkilerinizin de kıymetli önemli ve ahlaki seviyede maksimum güvenilebilirlik düzeyinde olması gereğinin önemini artık anlayın.
  13. Borçlarınızı ödedikten sonra alacaklılarınıza ve bilhassa size yardımı dokunanlara mutlaka teşekkür ziyareti yapın, hediye verin. Bu yapacağınız şey sizin çok güvenilir bir esnaf/iş insanı olduğunuzu pekiştirecektir.
  14. Yukarıda sayılanları yapmış olmakla esnaflığınıza / iş insanlığınıza güvenilirliğinize zarar geleceğini sanmayın bilakis karakterli olduğunuzu ortaya koymuş olacaksınız. Karakterli, iş bilir, irfanlı, mütevazı, dürüst ve sözünün eri olan bir ki olduğunuz her zaman bilinç altlarında olacak ve sizi gelecekte acı yaşamış tecrübeli biri olarak göreceklerdir.
  15. Her olumsuz hal sonsuza kadar devam etmez. O nedenle bu sayılanları uygulamaya yarından tezi yok başlayın. Bu işe başlamak geciktikçe karar vermeniz o kadar daha gecikir. Geç vereceğiniz karar hiçbir mana ifade etmeyebilir.

Tüm bunlara rağmen bir çıkış yolu açılmıyorsa, İFLAS, İFLAS ERTELEME VE KONKORDATO’ya ilişkin olarak "KONKORDATO NEDİR?" başlıklı yazımıza müracaat edebilirsiniz.