Arabulucuya Başvuru

Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda; arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatıp, arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözülmesinin
sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan faydalarının olabileceğini hatırlatarak
onları teşvik edebilir (HUAK m. 13/1). 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki ön incelemeye ilişkin düzenlemeler saklıdır
(HUAK Yönetmeliği m. 15/1). Bir davanın başında veya yargılamanın ilerleyen aşamalarında, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları iyice belirlendikten sonra, özellikle tarafların çok az konuda uyuşmazlık içinde oldukları
ya da belirli bir anlaşma zemini bulunduğu tespit edilirse, mahkemenin, tarafları bu yola teşviki yararlı olacaktır. Hâkimlerin, yargılamanın değişik
aşamalarında, uzlaşabilecekleri kanaatine varmaları hâlinde, taraflara bu
şansı vermeleri ve teşvik etmeleri doğrudur

Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır
(HUAK m. 13/2). İki taraf ortak bir şekilde süreci başlatmamış olabilir; sadece taraflardan birinin teklifte bulunması söz konusu ise, diğer tarafın bu
teklife cevabı beklenecektir. Taraflar anlaşarak cevap süresini kısaltabilecekleri gibi daha da uzatabilirler. Diğer taraf bu teklife olumsuz cevap vermiş
veya teklif reddedilmiş sayılmış olsa dahi bu durum tarafların daha sonra
arabuluculuk yoluna başvurmalarına engel değildir. Ayrıca belirtmek gerekir
ki taraflardan birinin diğere tarafa yapacağı arabuluculuk teklifinin, maddi
hukukta düzenlenmiş olan hak düşürücü sürelerin ve zamanaşımı sürelerinin
işlemesine bir etkisi bulunmamaktadır.

Taraflardan birisinin doğrudan arabulucuya başvurması üzerine arabulucu diğer taraf ile uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümü konusunda
iletişime geçebilir, diğer tarafı arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki
sonuçları hakkında aydınlatıp, arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözülmesinin sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan faydalarının olabileceği konusunda bilgilendirebilir, cesaretlendirebilir ve uyuşmazlığın çözümü konusunda arabuluculuk yöntemine başvurmak isteyip istemediğini sorabilir.
Arabulucu diğer tarafa cevabını iletmesi için makul bir süre de verebilir.
Arabuluculuk ücretini karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, adliye arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir. Bu konuda 12/1/2011 tarihli
ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ila 340 ıncı maddeleri
kıyasen uygulanır (HUAK m.13/3). Bu kapsamda arabuluculuk hizmeti verilmesi hâlinde arabulucunun ücreti Tarifeye göre belirlenir (HUAK m.
15/4).
Arabuluculuk sürecinde tarafların avukatlık hizmeti bakımından adli
yardımdan yararlanabilmesi hususunda 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu’nun 176 ilâ 181 inci maddeleri uygulanır (HUAK Yönetmelik m. 15/5).
Taraflardan biri arabuluculuk sürecini, uyuşmazlık konularını ve uzlaşma seçeneklerini kavramakta güçlük çekerse veya arabuluculuğa etkin bir
biçimde katılmakta zorlanırsa; arabulucu, böyle bir durumdaki tarafın katılma, anlama ve kendi kararını verme hakkına uygun olacak şekilde, hukuki
yardım almasını önermek de dahil olmak üzere gerekli değişiklik önerilerini
getirmeli, hatta gerekiyorsa arabuluculuğu bitirmelidir (TAEK m. 5/8). Bu
durumda, arabulucu, hukuki bilgi bakımından yetersiz ve ekonomik bakımdan zayıf olan tarafa Barodan adli yardım talebinde bulunabileceğini hatırlatabilir.