Kentsel Dönüşümde Arabuluculuğun Zorunlu Hale Getirilmesi

MAHKEMEDEN ÖNCE RESMI BIR ARABULUCU’YA MÜRACAATIN ZORUNLU KILINMASI

Komşular arası ilişkier ve ortak bir gayrimenkul üzerindeki hakların düzenlenmesi, eşit koşullarda müzakere yapılabilmesi için onların arasında bir anlaşma mekanizması olarak Arabulucunun rol alması anlamsız bekleyişler yaratan mahkeme süreçlerini engelleyecek ve mağduriyetleri azaltacaktır. Böylece birbirine karşı ön yargısı oluşan kişilerin bu önyargıları nedeniyle samimi bir iletişim kuramaması gibi sorunlar da bir nebze çözülecektir.

Esasında kentsel dönüşümde yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme süreçleri esasen mağduriyetten değil de intikam almak veya süreçleri uzatarak muhatap taraflara zarar vermek amacıyla açılan yani suistimal edilen davalardır. Elbetteki istisnalar kaideyi bozmaz. Bu süreçlerdeki anlaşmazlıklara ilişkin olarak arabulucuya müracaat zorunluluğu hem devletin sırtına binen yükü hem maliklerin hem müteahhitlerin sırtına binen yükü azalacaktır.

İnatlaşa süren süreçlerin yüzünden kentsel dönüşümde hep unutulan afet riski böylece bir nebze daha ihtirasın değil ihtiyacın öne çıkmasını sağlayacaktır. Üstelik taraflar bu anlaşmaların ışığında yine vergi avantajı ve hukuksal işlemlerin uygulaması bakımından da avantaj elde edeceklerdir. Arsa paylarının düzeltilmesinde bile taraflar önceden yetkili uzmanlardan alacakları raporlarla arabulucu huzurunda anlaşarak aralarındaki ticari, duygusal, akrabalık ilişkiler çerçevesinde arsa paylarını hızlıca düzenleyebilirler. “İcra edilebilirlik şerhi” sayesinde de bu anlaşmaları birer mahkeme ilamı statüsü kazanabilir.