Arabuluculuk Faaliyetinin Yürütülmesi

Arabuluculuk Faaliyetinin Yürütülmesi

Arabulucu, seçildikten sonra tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder (HUAK m 15/1).

Taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirler (HUAK m. 15/2). Arabuluculuk, niteliği gereği esnek bir yapıya sahiptir. Bu sebeple katı ve sıkı kurallara bağlı değildir. Bunun sonucu olarak da taraflar, arabuluculuk faaliyetinin nasıl yürütüleceğini ve izlenecek usulü serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu; uyuşmazlığın niteliğini, tarafların isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür (HUAK m. 15/3). Taraflar, bu faaliyetin nasıl yürütüleceğini önceden veya bu faaliyetin başında kararlaştırmamış olabilirler. Bu durumda arabulucu, öncelikle uyuşmazlığın niteliği ve tarafların bu konudaki isteklerini dikkate alacak, ayrıca, uyuşmazlığın kolay ve çabuk çözümünü sağlayacak bir yol izleyecektir.

Niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hâkim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz (HUAK m. 15/4). Arabuluculuk yargısal bir faaliyet olmayıp alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uyuşmazlık yargısal bir faaliyetle ve hâkim tarafından çözüldüğünde kullanılacak yetki ile arabuluculukta arabulucunun kullanacağı yetkiler aynı değildir. Arabulucu, uyuşmazlığın çözümünde taraflara yardımcı olan, çözüm ortamını hazırlayan kişi konumundadır; ancak karar veren kişi değildir. Bu çerçevede, hâkimin yargılama faaliyeti ile ilgili yaptığı işlemler, özellikle tahkikat işlemleri, örneğin keşif, bilirkişiye başvurma gibi işlemler arabulucu tarafından yapılamaz. Buna bağlı olarak yargısal yetki kullanılması ve zorlayıcı birtakım işlemler, arabuluculuk faaliyetinde söz konusu olamaz.

Bununla birlikte, arabuluculuk sürecinde taraflar uyuşmazlık konusu (taşınır veya taşınmaz) üzerinde inceleme ve değerlendirme yapabilirler, ayrı ayrı uzman görüşlerini müzakere amacıyla masaya getirebilirler veya ortak uzman görüşü alınması konusunda anlaşabilirler. Arabulucu da taraflara sorduğu sorularla alınacak bir uzman görüşünün müzakere sürecine katkısı olacağının taraflarca görülmesini sağlayabilir. Her iki tarafın oturum tutanaklarına yazılmış açık rızası ile üçüncü kişiler sürece dâhil olup uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak birtakım açıklamalarda bulunabilir.

Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre, tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir (HUAK m. 15/5). Arabulucuya başvurunun belirtilen sürelerle yargılamayı erteleyici bir etkisi olacaktır.

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir (HUAK m. 15/6). Arabuluculuk müzakerelerine tarafların bizzat katılması esastır. Çünkü arabuluculukta tarafların uyuşmazlığı çözmek konusunda birlikte hareket etmeleri arabulucunun taraflarla diyalog kurması önem taşımaktadır. Kendi uyuşmazlıklarını çözen tarafların bu çözümde yer almaları hem çözümü kolaylaştıracak hem de kalıcı olmasını sağlayacaktır. Ancak, tarafların bunun aksini kararlaştırabilmeleri de mümkün kılınmıştır. Özellikle tarafların uyuşmazlığı arabulucu ile çözmek istemelerine rağmen bir araya gelmelerine psikolojik engeller varsa ya da taraflardan birinin veya ikisinin farklı yerlerde bulunması söz konusu ise kendileri yerine avukatları da arabuluculuk faaliyetinde yer alabilir. Arabuluculuk sürecinde yer alacak avukatların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74 üncü maddesi uyarınca vekâletnamesinde özel yetki bulunması gerekmektedir.

Arabulucu, sürecin yürütülmesi sırasında, taraflara hukuki tavsiyelerde bulunamaz (HUAK Yönetmeliği m. 17/5). Taraflara hukuki tavsiyelerde bulunmak avukatlarının görevidir. Arabulucunun görev ve işlevi, diğer mesleklerden önemli ölçüde farklıdır. Arabulucunun işleviyle diğer bir mesleğin işlevi birbirine karıştırılmamalıdır. Arabulucu, mesleklerinin işlevlerini birbirinden ayırmalıdır. Arabulucu, ancak arabuluculuk ile bağdaşması şartıyla taraflara eğitim ve tecrübesine dayanarak bilgi verebilir (TAEK m. 5/5). Örneğin, arabulucu tarafları arabuluculuk anlaşma belgesinin nitelik ve hukuki sonuçları hakkında bilgilendirirken, varılan anlaşmanın hukuki değeri ve etkisi bakımından anlaşma belgesinin niteliğine göre bir değerlendirme ve bilgilendirme yapabilir. Zira, varılan anlaşmanın ne tür bir belgeye bağlandığı, özellikle ileride bu konuyla ilgili uyuşmazlık çıkması durumunda, belgenin delil olarak kullanılmasında veya anlaşmaya aykırı davranılması sonucu cebri icra aşamasına geçildiğinde önem kazanacaktır.

Dünyadaki hiçbir arabuluculuk uygulamasında arabulucu, taraflar arasında haklı haksız ayrımı yapmaz veya taraflar adına karar vermez ya da taraflara hukuki tavsiyelerde bulunmaz. Arabulucunun bunun aksine davranabileceğini düşünen taraflar, arabulucuya menfaat temelli değil hak temelli bir yaklaşımda bulunurlar. Böyle bir durumda da arabulucu mesleki performansını tam olarak sergileyemez. Arabuluculuk sürecinde taraflar arabulucuya ancak menfaat temelli bir yaklaşımda bulunurlarsa arabulucu sahip olması gereken en önemli beceri olan soru sorma becerisini kullanarak tarafların gerçek çıkar ve gereksinimlerinin ortaya çıkmasına ve her iki tarafın da tatmin olabileceği bir anlaşma sağlanmasına yardımcı olabilir.

Arabulucu görevini yerine getirirken, aldığı eğitimlerin, sahip olduğu mesleki becerisi ve tecrübesinin yardımıyla, özenle hareket etmeli ve yoğun çaba sarf etmelidir. Zira, uyuşmazlığa düşmüş olan tarafları arabuluculuk yoluyla uzlaştırmak, onları ortak bir noktada ve her iki taraf için de optimum fayda sağlayacak bir sonuç etrafında birleştirmek, bir maharet, zaman ve sabır işidir. Arabulucu sahip olduğu becerileri hem taraflarla olan iletişiminde kullanacak hem de tarafların birbirleriyle olan iletişiminde onları bu beceriler konusunda eğitecektir, belirtmek gerekir ki arabulucunun tarafların iletişim becerilerinin geliştirilmesi konusunda eğitici rolü de bulunmaktadır.

Arabulucu, arabuluculuk sürecini yürütürken tarafların temel çıkar ve gereksinimlerini ortaya koymaları ve bu doğrultuda menfaat temelli anlaşma sağlamaları için çaba gösterir. Arabulucu bu aşamada çözüm önerisinde bulunamaz. Ancak tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde arabulucu menfaat temelli bir çözüm önerisinde bulunabilir (HUAK m. 15/7). Bununla beraber tarafları bir çözüm önerisi ya da öneriler dizisini kabule zorlayamaz. Arabulucu, her iki taraf için de optimum fayda sağlayacak bir çözüm önerisi getirirken bunu son aşamada yapmalıdır; zira bu konuda aceleci davranırsa tarafların uyuşmazlığın çözümü konusundaki gerçek gereksinimlerinin, çıkarlarının ve ihtiyaçlarının masaya yatırılmasını engelleyecektir ki bu durum arabuluculuk kurumunun ruhuna aykırı olur. Ancak, taraflardan birinin uyuşmazlığın çözümü bağlamında sunmuş olduğu bir önerinin arabulucu tarafından, diğer tarafa iletilmesi ve onun bu konudaki beyanının alınması bu kapsamda değerlendirilemez. (HUAK Yönetmeliği m. 17/6).

Arabulucular, Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden faaliyetlerini yürütebilirler (HUAK Yönetmeliği m. 17/9). Arabulucular, yargı organları ve elektronik altyapısını tamamlamış kamu kurum ve kuruluşları ile bilgi ve belge alışverişini elektronik ortamda yapabilirler (HUAK Yönetmeliği m. 17/10).



Paylaş Facebook Twitter E-Mail Whatsapp