Kentsel Dönüşüm Müteahhitliği Cazibesini Yitirince Yeni Trendler Gelişti

Girişimci bir ruha sahip bir toplum olarak afet riskinden kurtulmaya yönelik hazırlanan 6306 sayılı yasadan bir ‘’kentsel dönüşüm sloganı’’ doğdu. bu kentsel dönüşüm sloganı bir anda cazibeli bir iş fikrine dönüşse de bölgesel olarak yapılan aşırı üretimler nedeniyle doğan stoklar ve uzayan süreçte ülkemizin yaşadıkları neticesinde vatandaşın alım gücünün gitgide azalması nedeniyle geçen 4 yılda satış grafikleri şöyle oldu. Kentsel dönüşüm başladığı ilk iki yıl satışlar hızla artarken, uzayan süreçlerin ve üretim stoğunun oluşması sonucunda son iki yılda satışlar da üretim de düşmeye başlamıştır.

Bu nedenle bir apartmana sinsice girip bir hissedar malik olup, karot aldırıp, sonra da komşuluk hukukunu kullanarak oranın inşaatına talip olacak kadar işin içine giren müteahhitler, yaşadıkları süreçlerdeki hukuki ve bürokratik zorluklar nedeniyle ve ayrıca halkın bilinçlenmesi ile birlikte sıkı pazarlıklara oturulması nedeniyle kârlılığı düşen ve ilerisi de görülemeyen bir işin yerine artık sorunsuz ve zahmetsiz işlere yönelmeye başlamışlardır.

Hatta biraz daha ileri gidelim, önemli-marka lokasyonlardaki riskli yapılarda malikler arasında birlik beraberlik oluşmamışsa bazı sermayedarlar, tüm maliklerin kabul etmesi halinde arsanın tamamını satın almak eğilimi göstermektedirler. Bina yıkıldığı için arsa paylarını almak daha ekonomik olmak da ayrıca kira ödeme teminat verip vermeme, iskan alıp almama gibi unsurlarla cebelleşmek istememektedirler.

Bu yaklaşım bazı bilinçli malikler cephesinde de kabul görmüştür. Zira bölgede oluşan stok nedeniyle fiyatı ve satışları düşen gayrimenkuller çok olunca, bu bilinçli malikler de ''yerimi satıp, uygun fiyata aynı bölgeden, yepyeni bir daire alır taşınırım, kimsenin kahrını çekmem.'' demeye başlamışlardır.

Kentsel dönüşümde çokça malikin olduğu projelerde maliklerden birinin sorunu zaman zaman herkesi bağlayıcı, sürükleyici, bekletici etkiler de yaratabildiği için müteahhide güvense komşusuna güvenmeyen, komşusuna güvense müteahhide güvenmeyen garantici ruha sahip arsa malikleri bu yöntemi benimsedi. Fakat bir kısım maliklerin kabulü ile iş olgunlaşmıyor, tüm maliklerin birlikte hareket etmesi bu toplu satın almalarda tercih edilen model oluyor.

Bu konularda son bir ümit olarak portföyümüzden istifade etmek üzere bizlere müracaat eden malikler de müteahhit firmalar da olmaktadır.

Buna ek olarak, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle artık yeni konut yapmak yerine ekonomik olarak daralmış inşaat firmalarından alırken kazandıran toplu şekildeki gayrimenkul alımları da bazı yatırımcılara daha cazip gelmeye başladı. İmar problemleri ile veya işçi maliyetleri, vergi takibi, vb. zorluklar ile uğraşmadan doğrudan yatırımcı, toplu satın almacı modeline geçerek, tek projeden 100 konut almak yerine 4-5 ayrı projeden 25'er konut alarak riski dağıtmaktadırlar. Alırken toplu alım gücünden kaynaklı olarak ucuza alarak ve acil satış kaygısı gütmeden değerinde satma stratejileri geliştirerek daha az riskle para kazanma imkanları doğabilmektedir.

Toplu satışlara sıcak bakan üreticiler de daralmış piyasalar çerçevesinde satış süreçlerine sabrı olan yatırımcılara toplu alımlarda önemli iskontolar sağlayarak, kendi finans dengelerini sağlama stratejisi geliştirdiler. Bu sayede bankaların ağına düşmeden kendi iç dinamikleri ile kârlarını paylaşarak kendi finanslarını sağlamaktadırlar.