ÇEK SUÇLARI

Kambiyo senetleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 647 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kambiyo senetlerinden biri olan çeke de bu maddelerde yer verilmekle birlikte özel hüküm içermeyen konularda poliçeye yollamada bulunulmuştur. İcra İflas Kanunu, Bankalar Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve bazı özel kanunlarda çeke ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Çeke ilişkin asıl hükümlerin düzenlendiği kanun ise 20/12/2009 tarihinde yayımlanan 5941 Sayılı Çek Kanunu’dur. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu, 14.12.1992 Tarih, 1992/1 Esas, 1992/5 Kararında da özel kanun olan Çek Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Gerçekten özel kanunun genel kanuna önceliğini belirten “Lex specialis derogat legi generali” ilkesi uyarınca özel kanun olan Çek Kanunu genel nitelikli Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hükümlere göre öncelikli uygulanacaktır.

Doktrin ve Yargıtay kararlarında çekin hukuki niteliğinin havale olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’ndaki çeke ilişkin özel hükümler saklı kalmak kaydıyla Borçlar Kanunu’nun havaleyi düzenleyen hükümleri çek için de uygulanabilir.

Poliçe ve bononun aksine çek, kredi aracı değil, bir ödeme aracıdır. Özellikle büyük miktarlı ödemelerin gerçekleşmesinde paradan daha pratik olması nedeniyle güvenlik ve hızlı işlem kabiliyeti sağlamaktadır.

Kambiyo senedi olması sebebiyle çek, diğer ödeme araçlarından daha avantajlıdır. Bu nitelikte olmasından ötürü; şekil şartları geçerli olmak kaydıyla asıl borç ilişkisinin geçersizliğinden etkilenmeyecek, cebri icrada bir takım avantajlara sahip olacak, borcun ödenmemesi ihtimalinde çek üzeri ve alonjda yer alan imza sahiplerinden tahsilat yapılabilecek, imzalardan biri ya da birkaçının sıhhatinin olmaması çekin hukuki sıhhatini etkilemeyecektir, kamu güvenine mazhar olması sebebiyle iyiniyetle hak iktisap edenlerin iyiniyeti korunacak ve yalnızca ülke sınırlarında değil ülkeler arası nitelikte olması ve uluslararası ödemelerde kullanılabilmesi karşısında uluslararası hukuki korumalar görecektir.

Çek, nama ve hamiline yazılı olarak düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte aksi belirtilmedikçe emre yazılı senet olması nedeniyle teslim ve ciro şeklinde hakkın devri sağlanabilecektir.

ÇEKLE İLGİLİ KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA NEDEN OLMA SUÇU ( ÇEK KANUNU m.5/1 )

Keşideci, muhatap ve hamil arasındaki üçlü ilişkiden kaynaklanan bir belge niteliğinde olan çekin varlık amacını gerçekleştirmesi muhatap banka nezdindeki çek hesabında karşılık bulunmasına bağlıdır.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemine neden olmak eylemi ile ilgili olarak da cumhuriyet dönemi yasalarımızda belli dönemlerde idari yaptırım belli dönemlerde ise adli yaptırım öngörülmüştür. Bu konuda son olarak 15.07.2016 tarihli 6728 Sayılı Kanun’un 63.maddesiyle Çek Kanunu’nun 5. maddesi değişikliğe uğratılarak çekte karşılıksızdır işlemine neden olma eylemi suç olarak

tanımlanmıştır. Bu şekilde, 2012 yılında yapılan yasal değişiklikle idari yaptırım olarak tanımlanan söz konusu eylem yeniden adli yaptırım ile karşılık bulmuştur.

Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi şu şekildedir: “ Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.”

Suçun oluşabilmesi için öncelikle geçerli bir çekin, keşide tarihine göre bankaya ibraz edilmiş olması ve kısmen veya tamamen karşılığının bulunmaması nedeniyle bedelinin ödenmemiş olması gerekmektedir.

Geçerli bir çekte olması gereken özellikler, Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinde sayılmıştır. Burada belirtilen unsurlardan birinin eksik olması işlemin havale niteliğinde olduğu anlamına gelecektir. Muhattap bankanın çekte belirtilmemesi halinin açık havale anlamına geleceği Türk Ticaret Kanunu’nun 782/2 maddesinde belirtilmiştir.

Çekin zorunlu unsurlarının bulunması gereken an, düzenlendiği ya da lehdara teslim edildiği an değil, ibraz anıdır. İbraz anında zorunlu unsurları bulunan bir çekin karşılıksız çıkması halinde suç oluşacaktır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 796. maddesinde çekin ne zaman muhattap bankaya ibraz edilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buradaki 10 gün, 1 ay, 3 aylık süreler ((1)Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. (2) Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bakımdan, bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.(3) Birinci ve ikinci fıkralarda yazılı süreler, çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar.) geçtikten sonra bankaya ya da takas odasına ibraz edilme halinde de suç oluşmayacaktır.

İleri tarihli olarak düzenelenen çeklerde her ne kadar keşide tarihinden önce ibraz geçerli olsa da çekin bu şekilde keşide tarihi olarak düzenlenen tarihten önce karşılığı bulunmuyorsa 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 3/8 fıkrası gereğince suç oluşmayacaktır.

Kanuni ibraz süresi içerisinde ibraz edilen bir çekle ilgili olarak çek hesabında karşılık olmamasına rağmen, keşidecinin bankadaki diğer hesaplarından virman yapılarak ödeme yapılması halinde de suç oluşmayacaktır.

Muhatap banka tarafından çekin kısmen ödenmesi halinde dahi çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılacaktır.

Keşidecinin iflası halinde İİK’nın yalnızca iflas masasına ödeme yapılacağını düzenleyen 192. maddesine bakılmaksızın hamile ödeme yapılacak ve ardından karşılıksızdır işlemi yapılacaktır.

Konkordato halinde iken de işlemler konkordato komiseri marifetiyle devam ettirilmektedir. Bu nedenle keşidecinin çek karşılığını bulundurma borcu devam etmekte olup, ibraz tarihinde çekin karşılığı bulunmazsa karşılıksızdır işlemi yapılacaktır.

Çekin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması halinde, karşılıksızdır işlemi hamilin istemi üzerine yapılır. Bu durumda çekin ibraz tarihi ve ödenmeme nedeni çek üzerine yazılır ve hamilin imzası

alındıktan sonra çek, hamiline iade edilir. Ön ve arka yüzlerinin fotokopisi çekilerek bankada saklanır.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu kasten işlenebilen bir suçtur.

Suçun faili gerçek kişiler adına açılan çek hesaplarında, çek hesabı sahibi kişidir. Temsilci marifetiyle çek keşide edilmesi yasak olsa da buna rağmen çek düzenlemesi için birine yetki verilmesi durumunda da sorumlu çek hesabı sahibi olacaktır.

Tüzel kişiler adına düzenlenen çek hesaplarında ise suçun faili çek hesabında karşılık bulundurmakla yükümlü yönetim kurulu üyesi veya böyle bir görevlendirme yoksa yönetim kurulu üyeleridir.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu, sırf hareket suçudur, ibraz edilme anında çekin karşılığı olmadığı ortaya çıkmakla suç işlenmiş olacağından teşebbüse elverişli bir suç değildir.

Tüzel kişinin çek hesabında karşılık bulundurması ile ilgili yükümlü gerçek kişler birden çok ise veya yönetim kurulu bu konuda yükümlüyse suçun iştirak halinde gerçekleştiği kabul edilmektedir.

Kanun’da her bir çek yaprağı için ayrı cezaya hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle bir kişiye verilmiş birden fazla çek karşılıksız çıkmışsa zincirleme suç hükümleri değil gerçek ictima hükümleri uygulanacaktır.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun yargılaması icra mahkemesinde yapılır. Bu nedenle İcra İflas Kanunu’nun 347. maddesi uygulanacağından fiili öğrenme tarihinden itibaren 3 ay ve fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde şikayetin yapılması gerekir.

Suçun öğrenme tarihi hamil için çekin karşılıksız kaldığı gündür. 1 yıllık sürenin hesabında dikkate alınacak tarih de çekin karşılıksız çıktığı gündür. Bu süreler hak düşürücü süre niteliğinde olup taraflar ileri sürmeseler dahi mahkemece re’sen ele alınması gereken sürelerdir.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunda şikayet hakkı; çeki tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonraki süreçte çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda karşılıksızdır işlemi yapılmadan önceki süreçte geçerli ve meşru ciranta olan kişiye aittir.

Çizilmiş ciro yazılmamış sayılacağından çizilen cirodaki ismin şikayet hakkı olmayacaktır.

Suçla ilgili olarak şikayet dilekçe ile ya da tutanağa geçirilmek kaydı ile sözlü olarak icra ceza mahkemesine yapılacaktır. Dilekçe ekinde karşılıksızdır işlemi yapılmasından sonra hamile verilen çek fotokopisi sunulabilir.

Çekin tahsil için ibraz edildiği banka şubesinin, çek hesabının bulunduğu banka şubesinin , hesap sahibi ya da şikayetçinin yerleşim yerlerinin bulunduğu yer mahkemeleri suçu kovuşturmakla yetkilidir.

Dilekçe ile ya da sözlü beyanla icra ceza mahkemesine başvuru üzerine mahkeme, duruşma günü belirleyecektir ve şikayetçinin imzasını alacaktır. Duruşma gününde taraflar ya da vekilleri hazır bulunacaktır. Duruşmaya şikayetçi ya da vekilinin gelmemesi halinde şikayet hakkı düşer. Sanık, şikâyeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya vekil göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir ve bu suretle de bulundurulamazsa yargılama gıyabında yapılır. Diğer suçların aksine çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verilmesi suçunda sanık savunması alınmasa dahi eylemle ilgili nihai hüküm verilmektedir. Gelmeyen tanıklara yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki hükümler uygulanır

Yargılama, duruşmalı olarak yapılır. Dosya üzerinden karar verilmez.

İcra mahkemesi iki tarafın ifadeleri ve bütün delilleri ile iddia ve savunmalarını dinledikten sonra beş gün içinde kararını verir ve kararının özetini Cumhuriyet savcısına bildirir.

Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verilmesi suçuyla ilgili olarak şikâyet üzerine açılan davada İİK’nın ilgili hükümleri uyarınca yapılan yargılama sonucunda icra mahkemesinin adli para cezası verilmesine karar verdiği hallerde, mahkeme ayrıca Çek Kanunu’nun 5. maddesinde belirtilen kişiler hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ve bu kişilerin ellerinde bulunan çek yapraklarını ilgili bankalara iade etmesine de hükmetmelidir. İcra mahkemesi hakimi adli para cezasına hükmetmesinin öngörüldüğü durumlarda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile çek yapraklarının ilgili bankalara iade edilmesi kararı verip vermeme konusunda takdir hakkına sahip değildir.

ÇEK SUÇLARI

Karşılıksız Çek Suçlarında Yasada Öngörülen Sürenin Geçmesi Hali

Karşılıksız Çek Suçlarında Şikayetten Vazgeçme

Karşılıksız Çek Suçlarında Etkin Pişmanlık

Karşılıksız Çek Suçlarında Adli Para Cezası

Karşılıksız Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı